Bugun...
Peygamberi Nasıl Tanıyoruz-Nasıl Anıyoruz?


MEHMET KARABABA
 
 
  •  
  • Öncelikli olarak Peygamberimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) in hayatına dair anektodlar düşüceğimizden,bunlarda kısa olabileceğinden dolayı eleştiri olsun istemem.Yanlış anlattığımız,yanlış yorumladığımız yerler için eleştiri almak hem benim hem de okuyanların yararına olacağını belirtmek isterim.

  • O'nu bugünlerde ziyadesiyle anıyoruz.Adına "kutlu doğum" dediğimiz konferanslar,konserler,aşirler,mevlidler eşliğinde...Peki Peygamberi bu şekilde anmak için bizim kaynağımız nedir,ne olmalıdır noktasındaki düşüncelerimiz nelerdir? şeklinde bir soru soran nerdeyse yok.Herkes bu etkinlikleri hoş karşılayıp,çığlıklarla ağlamanın derdine düşmüş,kimimiz ne kadarda güzel buluyoruz bu görüntüleri.Yalnız demek istediğimiz bu doğumun kutluluğunu böyle mi kutlamalıyız diye kendimize sormak gerektiği...Peygamber sahabeyi,sahabe tabini,tabiinde sonrakileri kutlu doğum kutlamayı emretmedi ya da ben hiç böyle birşey okumadım.Yapıldığı için zararı nedir? Peygamberin yapmadığını biz mi yapmalıyız,peygamber yapmadıysa biz yapmamalıyız.Aynı şekilde sahabe yapmamış biz neden yapıyoruz?
  •  

  • Peygamber algımızda sıkıntı çok.Bizler peygamberi sadece yumuşak huylu,etliye sütlüye karışmayan,suya sabuna dokunmayan biri zannediyoruz.Peygamberi cihad ederken,savaşa teşvik ederken,kılıç kuşanırken anlatmaya çalışmıyoruz.Kafirlere meydanları ar eden bir peygamberinde ümmetiyiz diye başlayan sohbetlerimiz olmuyor.Sadece Rahmet Peygamberi diye başlayan cümleler kuruyoruz.Peygamber her yönüyle örnek olmalı,olmalıydı.
  •  
Resûlüllah aleyhissalatü vesselam, Bedir harbinde Ebû İzze namındaki şâiri esir almış ve kendisine iyilik yaparak serbest bırakmış.Kendisi kız çocukları olduğunu,onlara bakması gerektiğini ve fidye verecek gücü olmadığını belirterek serbest bırakılmasını istemiştir. Müslümanlar aleyhine kimseyi kışkırtmayacağına ve kendisini hicvetmeyeceğine dair ondan söz vererek,serbest bırakılmasını Peygamber onaylamıştır. Fakat Ebû Izze kavminin yanına varınca sözünde durmamış, kışkırtma ve hicivlerine tekrar başlamıştır. Daha sonra Uhud harbinde yine Müslümanların eline esir düşerek tekrar serbest bırakılmasını istemiş, Resûlüllah (a.s.m.) da: “Mü'min, bir delikten iki defa ısırılmaz.Ben serbest bırakacağım sen de,"Muhaammed'i kandırdım diyeceksin" öyle mi? şeklinde bir cevap vererek,sahabebelere boynunun vurulmasını emretmiştir...
 
 
 
Bizler O'nun hayatına yönelik kitap okumakta mıyız? O'nun hayatından önce başka hayatlar mı öğreniyoruz? O'nun hayatı bize ne kadar tesir ediyor ki? Peygamberi kendimize tam olarak örnek alamadığımız için sadece işimize geldiğinde hadislerini ve sünnetlerini tatbik edebiliyoruz.Bugünki toplumu değerlendiren bir "müslüman" şikayetçidir. Sebep "müslümanca" baktığı içindir.Ahlaksızlık üst düzeyde,riyakarlık üst düzeyde,yalancılık üst düzeyde iken bir müslüman bu toplumdan nasıl şikayetçi olmasın ki? İşte Peygamberi hayatına örnek alamayan bir toplumun değerlendirmesi ancak şikayetlerle anlatılır.
 
 
Ciddi manada en büyük eksiğimiz örneğimizi sadece sözlerle anmak.Hayat tatbik noktasında O'ndan uzak kalmaktayız.Eğer ki bir toplum kendiniz düzeltmezse ALLAH, o toplumu düzeltmeyeceğiz demektedir. Bizler müslüman olarak ALLAH ve Resulü'nün emirlerine uyarak yaşamakla mükellefiz.Yaşamayanları da -müslümansa- uyarmak zorundayız.Kaifrleri dost edinmeyip,onların yaşamına özenti duymadan,ailemizi ALLAH düşmanlarından uzak tutmalıyız.
 
 
Şunu belirtmekte her daim fayda var.Üstte bahsettiklerim sadece müslümanlar için geçerlidir.Bir kafir bu anlattıklarımızı kabul etmez.Müşrikler kabul eder ama sözde.İş hayata tatbik etmeye geldimi bu dediklerimizi yanımızda eleştirmez,ne zaman ortamı terkedersek o anda arkamızdan çekiştirir.Çünkü bu durum onun sıfatlarındandır.
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 
 




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI