Bahçeli, Bilecik'te Konuştu !
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Söğüt, imparatorluğun yetişme ve serpilme yuvasıdır. Söğüt, kardeşlikle geçen, zaferlerle süslenen, kudretle perçinlenen Türk asırlarının kader ve kavşak yeridir" dedi.
Bahçeli, Bilecik'in Söğüt ilçesinde bu yıl 732'ncisi düzenlenen Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenlikleri'nde yaptığı konuşmada, üç kıtayı kanatlarının altına alan, insanlığa adalet, hidayet ve merhamet tebliği yapan bir ceddin ahfadı olmanın sorumluluklarının fazla olduğunu belirterek, bunun farkında ve bilincinde olmanın ötesinde yaşamaya ve yaşatmaya var güçle çalışılması gerektiğini söyledi.
Her şeye rağmen geçmişten kopmadan geleceğin stratejik amaçlarının tayin edilmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:
"Dünden devraldığımız kutlu mirasın mana ve ehemmiyetini ziyadesiyle bilmeli, hakkıyla benimsemeli ve layıkıyla da geleceğe taşımaya gayret etmeliyiz. Çünkü saygıyla yad ettiğimiz Ertuğrul Gazi'nin ve liderlik yaptığı 400 çadırlık Türkmen varlığının en başta gelen vasiyeti budur. Şu anda üzerine bastığımız topraklar Türklüğün umudu, İslam'ın zafer müjdesi olan ulu bir çınarı, hükümran bir nesli asırlar öncesinde bağrından yetiştirmiştir. Söğüt, imparatorluğun yetişme ve serpilme yuvasıdır. Söğüt, kardeşlikle geçen, zaferlerle süslenen, kudretle perçinlenen Türk asırlarının kader ve kavşak yeridir.
"Ecdadımız fetihleri yalnızca kılıçla olmamıştır"
Bahçeli, toplumların, milletlerin ve ülkelerin zorla, şiddetle, tehditle ve zorbalıkla elde edilmediğini, her zaferin gönüllerde karşılık bulduğunu, kalplerde huzur uyandırdığını vurguladı.
Osmanlı sarığının yiğitliğin, mertliğin ve cesaretin sembolü olduğu kadar iyiliğin, birliğin, yardımlaşmanın ve hala özlemle andığımız kalıcı barışın da alametifarikası olarak insanlığın hafızasına kazındığını anlatan Bahçeli, şöyle devam etti:
"Her seferimiz, her hareketimiz mazlumların, uzanacak el bekleyen biçarelerin, dini, dili ve kökeni ne olursa olsun feryat eden her faninin lehine ve yararına sonuç doğurmuştur. Ertuğrul Gazi ocağı zalim tekfurların, kan ve ölüm üzerine gelecek inşa eden haç kuşanmış barbarların tam karşısında yer almış ve kesinlikle bu tavrından ödün vermemiştir. Ecdadımız kaba kuvvete, kaba güce, öldürmeye ve yok etmeye değil, yaşatmaya ve kalplere girmeye çalışarak 400 çadırlık pınarı okyanus heybetine dönüştürmüştür. Her gittikleri yere, daha adil, daha dürüst ve daha şefkatli bir idareyi de beraberinde götürmüşlerdir. Tarihimizin hiçbir döneminde, fethedilen topraklara sömürge muamelesi yapılmamış, buraların doğal kaynakları yağma ve talan edilmemiş, insan unsuru köleleştirilmemiştir."
"Osmanlı kültür ve medeniyetine ait eserler yıldız gibi parlıyor"
"Dünyaya Türk-İslam merceğinden bakıp vicdanlı bir şekilde gözyaşlarını silerken, zorbalar ve yanındaki işbirlikçiler insanlığın kanına girmiş ve canına okumuştur" ifadelerini kullanan Bahçeli, şunları söyledi:
"Sınırları içerisinde herkesin huzur ve güvenliğini garantileyen büyük devletle, Türk-İslam kültürüyle yoğrulmuş, yeryüzünün en uzun yaşayan dayanıklı ve dengeli bir toplum ve devlet düzeni de bu temelde inşa edilmiştir. Günümüzde bile sınırlarımızın dışındaki geniş coğrafyalarda Osmanlı kültür ve medeniyetine ait eşsiz eserlerin pek çoğu bir yıldız gibi parlamaktadır. Osmanlı sonrasında, şimdilerde de açık bir şekilde gördüğümüz gibi, yakın ve uzak coğrafyalarda bir zamanlar sağlanan huzur, barış ve istikrar ortamı birdenbire kesilmiştir. Bugün eski hakimiyet sahalarımız felaketlerin içine gömülmüştür. Ne üzücüdür ki, bir zamanlar barışın, kardeşliğin ve birliğin hüküm sürdüğü yerler, bunalım ve buhranın kapanına sıkışmış, toplumsal, siyasal ve ekonomik darboğazın pençesine düşmüştür.
Gerek etnik, gerek mezhep ve gerekse bölgesel sorunların getirdiği savaş ve çatışmalar maalesef buraları esaret altına almıştır. Bilinmelidir ki, şiddete karşı insaf, ihanete karşı sadakat, hiddete karşı nezaket, zulme karşı insaniyet, bölünmeye karşı birlik, parçalanmaya karşı bütünlük, müzakereye karşı cesaret Kayı Boyu'nun ve büyük Türk milletinin desturu ve tercihidir. Asil Türkmen varlığı, bu kapsamda canlılığını, amaçlarını ve heyecanlarını korumuş ve ilerletmiştir. Bu tarihi teminat var olduğu müddetçe hiçbir hain, hiçbir kötü niyet ve hiçbir bölücü emel başarıya ulaşamayacaktır."







YORUMLAR