Başbakan Erdoğan Partisinin Grup Toplantısında Konuşdu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu. Başbakan Erdoğan konuşmasında engelli öğretmenlere ve sözleşmeli kadrosunda olanlara atama müjdesi verdi. Başbakan Erdoğan grup toplantısında yine Gezi Eylemlerine de değindi.

Başbakan Erdoğan Partisinin Grup Toplantısında Konuşdu.
25 Haziran 2013 - 17:01 - Güncelleme: 25 Haziran 2013 - 17:07

İşte Erdoğan'ın açıklamasından satırbaşları:

 

 

 

Bazı müjdeleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Fatih Projesi hızla devam ediyor. Önemli adımı olan, tablet bilgisayarların temini ihalesinde ön yeterlilik dosyalarını dün itibariyle aldık. Dağıtacağımız 10 milyon 600 bin adet tabletle ilgili olarak önemli bir adım atmış oluyoruz.

 
 

 

Bu ihaleyi kazanacak firmalara, yerli araştırma geliştirme merkezi kurma şartını getiriyoruz. Bu firmalar üç yıl içinde Türkiye’de yatırım yapacaklar ve üretim yapacaklar. İhaleye sektörün en büyükleri konumundaki firmalar katılıyorlar. Adeta devrim niteliği taşıyan bu gelişmenin öğrencilerimize öğretmenlerimize velilerimize hayırlı olmasını diliyorum.
 
600 ENGELLİ ÖĞRETMEN ALIMI

 

 

 

 

 

Engelli öğretmen adayı kardeşlerimizi ilgilendiriyor. Geçtiğimiz Şubat ayında, engelli kardeşlerimizin de öğretmen olabileceğini müjdelemiştim. Kısa bir zamanda bakanlığımızın da katkılarıyla altyapı oluşturuldu

 

1 Temmuz 2013 Pazartesi günü mesai bitimine kadar 46 branşta 600 öğretmen alımı için işlemleri başlatıyoruz. 600 engelli öğretmen adayı arkadaşımız 2013-2014 eğitim yılından itibaren çocuklarımızı eğitmeye başlayacaklar.

 

 

 

KAMUDA ÇALIŞAN SÖZLEŞMELİYE KADRO

 

 

 

 

 

Gelelim çok daha geniş bir kitleyi ilgilendiren müjdemize. Yapacağımız bir düzenlemeyle kamuda çalışan bir kısım sözleşmeli personelin devlet memurları kadrosuna geçmesine imkan tanıyoruz. 25 Haziran 2013 tarihi itibariyle, bundan sonrası geçerli değil. geçmişe yönelik görevde bulunan; 

 

 
 
1-657 sayılı kanunun 4b maddesine göre çalışan sözleşmeli personel

 

2-5393 sayılı belediye kanunun 49. Maddesine göre çalışan 

 

3-4924 sayılı kanuna göre çalışan sözleşmeli sağlık personeli, devlet memuru kadrosuna geçebilecek. 

 

Bu kapsamda 96 bin 500 personel bulunuyor. Buna ilişkin yasal düzenlemeyi de süratle yapmış olacağız. Yani tatile girmeden bu işi inşallah bitireceğiz. Sözleşmeli personelimize onların ailelerine hayırlı olsun diyorum.

 

 

 

 

 

AK Parti'NİN AMPULÜNÜ TARSUS'TA YAKACAKSINIZ

 

 

 

 

 

 

 

9 Haziran’da Mersin’e giderek Akdeniz Oyunları için yaptığımız yatırımlar noktasında 500 milyon liralık, toplamda 800 milyon liralık açılışı gerçekleştirdik. Geçtiğimiz hafta Perşembe günü oyunların açılışını gerçekleştirdik. 

 

AK Parti’nin ampulünü inşallah Tarsus’ta da yakacaksınız. Buna inanıyorum. Aslında bu oyunlar Yunanistan’da yapılacaktı. Malum durumları sebebiyle bunu yapamayacağını açıklayınca bizden rica ettiler. Değerlendirmelerimizi yaptık Akdeniz Oyunları’yla ilgili süratle yatırıma girdik. 17 ayda hamd olsun gerçekleştirdik. Yani 17 ayda bütün buraların branşlarına ait yapılması yetiştirilmesi gerçekten önemliydi.

 

24 ülkeden yaklaşık 6 bin sporcu şu anda Mersin’de müsabakalara devam ediyorlar. Mersinli bu işe ciddi bir ilgi gösterdi. Bütün müsabakalar adeta tıklım tıklım izleniyor.

 

 

 

 

 

 

 

ŞU ANA KADAR 19 ALTIN MADALYA KAZANDIK.. BU DA REKOR

 

 

 

 
Türkiye şu ana kadar 16 bronz, 21 gümüş ve 19 adet altın madalya kazandı. İtalya’nın arkasından ikinci sıradayız. Daha gelecek çok altın var. Bu da Akdeniz Oyunları’nda şu ana kadar rekor oluyor. En son Akdeniz Oyunları’nda 20 altın almıştık. Madalya kazanan sporcularımızı yürekten tebrik ve teşekkür ediyorum.

 

Dost Akdeniz ülkelerinden gelen tüm sporculara da başarılar temenni ediyorum. bu arada Avrupa Takımlar şampiyonası için gittiği İngiltere’de rahatsızlanan Binnaz Uslu’ya da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bir an önce aramıza dönmesi için dualarımızı gönderiyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

Başbakan'ın sözünü ettiği Erzurum'da CHP lideri Kılıçdaroğlu için hazırlanan karne

 

 

 

 

 

DADAŞLAR BİRİLERİNE KARNE HAZIRLAMIŞLAR

 

 

 

 

 

Mersin’den hem milli iradeye saygı mitingi yapmak hem de U-20 açılışını yapmak için Kayseri’ye geçtik. 20 yaş altı futbol turnuvası bu yıl Türkiye’de yapılıyor. Biz açılışa katıldık ve orada ilk maçın ilk yarısını izledim ve heyecanı onlarla paylaştım. Bu Küba ile Güney Kore arasındaki müsabakaydı. Bu turnuvada da milli takımımıza başarı dileklerimi iletiyorum.

 

Açılış öncesinde, büyük bir katılım ve coşkuyla Cuma günü yaptığımız mitingimiz gerçekten 200 bine varan bir katılımla, öğlen saati olmasına rağmen büyük bir coşku, o sıcakta görmeye değerdi. 

 

 
 
Mitinglerimizin bir diğerini de Samsun’da gerçekleştirdik. Bugüne kadar Samsun’da yaptığım mitinglerin en büyüğünü gördük. Bu da Samsun’un, diyoruz ya “çırpınırdı Karadeniz” diye. Nasıl çırpındığını gördük. Karadeniz’in hissiyatını görme fırsatı bulduk. Pazar günü Erzurum’da mitingimizi gerçekleştirdik. Erzurum farklı bir manzarayla bizi karşıladı. Dadaşların ön hazırlıkları enteresandı. Birilerine karneler de hazırlamışlar, pankartlarla asmışlardı. Erzurum İstasyon Meydanı’nın hınca hınç dolduğuna, sokakların insan seliyle adeta meydana aktığını gördük. 

 

Bizden bir gün önce MHP’nin bölge mitingi vardı. Onun da hali ortada. Ama Erzurum gerekli cevabı dadaşlar olarak verdi.

 

 

 

 

 

SÖYLEYECEKSİNİZ GELİN BU MEYDANLARDA SÖYLEYİN

 

 

 

 

 

Ankara, İstanbul, Kayseri, Erzurum’daki mitinglerde, halkın son gösterilere neler hissettiğini çok net gördük. Millet gösterileri büyük bir sabırla izledi. Aynı milletimiz o engin basiretiyle, o gösterilerle aslında ne yapılmak istendiğini gördü.

 

Gösteriler başladığı andan itibaren, gerek içerdeki medya kuruluşları, sosyal medya çok kapsamlı bir dezenformasyon kampanyası başlatmışlardı.

 

Yüz binler milyonlar, AK Parti’ye gönül verenler vermeyenler itidali temsil ettiler. Onlar yakmadılar, yıkmadılar. Tam aksine onlar demokratik haklarını özgürlük noktasındaki istismarları, yasaların kendilerine tanıdığı o alanlarda dile getirdiler. Bizim söylediğimiz bu zaten. Siz de bir şey mi söyleyeceksiniz, gelin bu meydanlarda yapın.

 

 

 

 

 

 

ŞİDDETE BAŞVURAN KAYBETMEYE MAHKUMDUR

 

 

 

 

 

 

 

Yani şiddet hiçbir zaman zaferin müjdecisi değildir. Şiddet iter. Ötekileştirir. İster istemez bunu yapar. Onun için şiddete başvuranlar her zaman her daim kaybetmeye mahkumdur. Bu noktada siz eğer dürüstlükten demokrasiden yanaysanız, demokrasinin şartları bellidir. Gelirsiniz bunu her yerde yasal çerçeve içinde anlatırsınız ve seçim zamanı gelince sandıktan neticeyi alırsınız. İşte AK Parti’nin yaptığı budur. 

 

Çok açık söylüyorum. Bu millet bu kampanyaları yutmadı. Millet neyin ne olduğunu, kimin nerede durduğunu, kimin ne yapmak istediğini gördü. Her zaman haklının yanında yer aldı.

 

 

 

TÜRKÇE YERİNE İNGİLİZCE KONUŞMAYI TERCİH ETTİLER

 

Zaten bu gösterileri kışkırtanlar, yönlendirenler milleti etkileyemeyeceklerini biliyorlardı. Başından itibaren uluslararası çevrelere seslendiler. Bu çevreler halkın arkalarından gelmeyeceğini de çok iyi biliyordu. Uluslararası medyayı muhatap aldılar. Türkçe yerine İngilizce yazmayı konuşmayı tercih ettiler.

 

Şimdi bakınız, gösteriler başladığı andan itibaren biz şunu çok net olarak söyledik. Bu gösterilere katılanlar farklı katmanlardan oluşuyorlardı. Bu noktada bizim hiçbir kompleksimiz yok. Halkın tepkilerine hiçbir zaman sırtını dönen bir hükümet olmadık. 10,5 yıl boyunca her bir grubun ferdin taleplerini dinledik, dikkate aldık. Yüzde yüzün hükümeti olmak için hassasiyet gösterdik.

 

Bu gösterilerin içinde Gezi Parkı, ağaç ve çevre hassasiyetiyle yer alanlar vardı. Biz onları samimi bulduk. Diğerlerinden ayrı tutmak suretiyle söylediklerine dikkatle kulak verdik. Temsilcileri saatlerce dinledim, dinledik. Bakanlar Kurulu toplantısında biz bu kadar zaman geçirmedik. Bizzat şahsım, valimiz, belediye başkanımız bu samimi göstericilerle de irtibat kurdular.

 

 

 

'VALİYİ GÖREVDEN ALACAKSIN' GİBİ ÜLTİMATOM SALLAYANLAR VARDI

 

Ama bunların yanında samimi olmayanlar da vardı. Dürüst değillerdi. Başbakan yardımcımızla yaptıkları görüşmeden sonra çıkıp, yeniçerinin o isyancı grupları gibi, ‘şu valiyi görevden alacaksın, şunu görevden alacaksın’ gibi ültimatom sallayanlar vardı. Sen hangi iktidara konuşuyorsun yahu? AK Parti iktidarıyla bunlar konuşulur mu?

 

 

 

 

 

AYAKLAR NE ZAMANDAN BERİ BAŞ OLDU

 

 

 

 

 

Yazılı ve görsel medyadakiler bu tiplere hadlerini bildirmiyor. Önce haddini bileceksin yahu. Sen kalkıpta yok bilmem ne platformuymuş, ne platformu olursan ol yahu. Ayaklar ne zamandan beri baş olmaya başladı. 

 

Milletimizin vermiş olduğu bu yetkiyi kullanamaz duruma gelirse, o zaman zaten bittik demektir. Millet zaten bize bir iktidar vermiş. Ama bu ülkede alışılmış bir şey var.

 

 

 

 

 

BREZİLYA GİBİ 20 CENT ZAM İÇİN EYLEM YAPILMIYOR

 

 

 

 

 

Bakınız AK Parti iktidarına kadar, çok partili dönemde bir alışkanlık vardı. Şöyle ortalamaya baktığımız zaman, 16 aylık iktidarlarla istikrarsızla yoğuruldu. İstikrarsız iktidar dönemlerini, ki bunlara iktidar diyemezsiniz zaten. Bu Türkiye’yi nereye getirdi. 2 bin 600 iyi niyetle 3 bin 500 dolarlara getirdi. Sıralamay baktığınız zaman maalesef gerilerdeydik. AK Parti iktidarıyla, istikrar dönemi başladı. Güven başladı. 

 

İşte bu sıçramadır ki, Türkiye’yi dünyada güven saygı duyulan bir ülke konumuna getirdi. Ama saygı duyulan Türkiye’yi içerde ve dışarda koordineli olan bu adımlarla yıpratmak istediler. Millet duruma el koydu, sahip çıktı. Dedi ki hayır, bu gidiş yanlıştır, iktidarımızın yanındayız dediler.

 

 
Burada dikkat edin, 20 cent zam için bu eylemler yapılmıyor Brezilya gibi. Sağlıkta şu yapılmadı diye yapılmıyor. Çok ilginç şeyler.

 

 

 

 

 

BREZİLYA'DA OYNANAN OYUN DA AYNI MERKEZDEN 

 

 

 

 

 

 

 

Ben Brezilya’da oynanan oyunun da aynı merkezden düğmeye basılmak suretiyle yapıldığına inanıyorum. Brezilya’da IMF’ye olan borçlarını ödemiş konumda. Türkiye’de öyle.

 

Başından itibaren faiz lobisi dedim değil mi? Birilerini bu hoplattı. Ama bu faiz lobisi, bazı çevreleri ciddi manada rahatsız ediyorlar.

 

 

 

 

 

CHP SOKAK SOKAK ÇATIŞMA ÇAĞRILARI YAPTI

 

 

 

 

 

 

 

Yazılı görsel ulusal ve uluslararası medya nasıl görevler üstlendiğini hep gördük. Bunların kayıtları var. Zaman zaman teşkilat içinde, halkımıza görüntüleriyle açıklayacağız. Çünkü Müslüman bir sokulduğu yerden bir defa daha sokulmaz. Bu oyunları bozacağız. 

 

CHP’nin yetersiz etkisiz kalitesiz cılız muhalefetinin beceriksizliği, maalesef CHP seçmenini umutsuz bir noktaya taşıdı. Meclis içinde muhalefet yapamayan CHP sokak sokak çatışma çağrıları yaparak, kendi tabanını tahrik ederek, bu kitlelerin sokağa çıkmasına zemin hazırladı.

 

 

 

 
 ALEVİ PAKETİYLE İLGİLİ BAŞBAKAN YARDIMCIMA TALİMATIM VAR

 

Alevi vatandaşlarımızın da kitlesel olarak yer aldığını maalesef gördük. Onların taleplerini de gayet iyi anlıyoruz. Biz onlarla ilgili olarak biliyorsunuz, Alevi açılımı başlığı altında bir dizi toplantılar yaptık. Temsilcilerini bir araya getirdik. Şu anda yine başbakan yardımcıma bırakılan yerden devam ettirilmesi noktasında talimatım var. Ama bunları biz masada çözmeliyiz. Aynı yanlışlara düşmemek gerekir.

 

 

 

DERSİM KATLİAMI İÇİN DEVLET ADINA ERDOĞAN ÖZÜR DİLEDİ

 

 

 

 

 

Dersim katliamının olduğu dönemde bu ülkenin iktidarı hangi partiydi? CHP’ydi. Peki CHP bu katliam karşısında ne yaptı? Tavrı oldu mu, olmadı. Bu dönemin başbakanı olarak ben o dönemde yapılmayan, özür beyanını, Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına Tayyip Erdoğan yaptı, özür diledi.

 

Peki ana muhalefetin genel başkanı, artık genel müdürü diyorum. Bu konuyla ilgili kalkıp acaba bir kere özür beyanında bulundu mu? Bizim iktidarımızdı diyebildi mi? Bu ülkenin en eski partisi biziz, bunu hep kullanıyor. Siz yaptınız.

 

 

 

 

 

YÜZDE 100'ÜN HÜKÜMETİ OLARAK ALEVİLERİN SORUNLARINA SAMİMİYETLE EĞİLDİK

 

 

 

 

 

Fakat biz  yüzde yüzün hükümeti olarak, Türkiye’deki her inanç grubu gibi Alevi vatandaşlarımızın da sorunlarına büyük bir samimiyetle eğildik. Önemli adımlar attık. Yeterli olmayabilir, ancak bu sorunları çözmek için samimiyet göstermediğimizi hiç kimse, ama art niyetli olmayan, hiç kimse ifade edemez.

 

Sadece Dersim olayları bile bizim için çok önemli bir samimiyet göstergesidir. Diyanet, TRT, Milli Eğitim Bakanlığı’mız önemli uygulamalar gerçekleştirdiler. Çalıştayla sorunlar belirlendi. Raporlar ortaya kondu.

 

 

 

 

 

CHP, DERSİM KATLİAMICHP, Dersim Katliamı’nın mimarıdır. Aynı CHP, on yıllardır güya Alevi vatandaşlarımızın temsil edildiği partidir. Peki soruyorum, CHP iktidar olduğu, koalisyon olduğu dönemde Alevi vatandaşlarımız için ne yapmıştır?

 

Dersim olaylarında CHP iktidardı. Sivas olayları yaşandığında, iktidar ortağı SHP yani CHP’ydi. Gazi Mahallesi yaşandığı ortamda iktidar ortağı yine CHP. CHP bu olayları engelleyemediği gibi peşine düşmemiştir.  

 

AK Parti özür dilerken, bu büyüklüğü gösterirken, CHP başındaki genel başkana rağmen o bu özrü dileyememiştir.

 

Son yıllarda CHP’nin Alevi vatandaşlarımızın sorunlarını çözmek için gayret yerine, hangi kirli planların içinde yer aldığını biliyoruz. Tüm kardeşlerimin de CHP’nin bu planları görmesini istiyoruz.

 

 

 

ALEVİLERİ SOKAĞA DÖKMEK İSTEYEN TV VE GAZETELERİN SAHİBİ CHP'LİLERDİR

 

 

 

 

 

 

 

Kapıların işaretlerinden tutunuz, Reyhanlı saldırısına, Gezi olaylarına kadar CHP çok tehlikeli bir senaryoya destek vermektedir. Şu anda Gezi parkı olaylarını kışkırtan, Alevi vatandaşlarımı sokağa dökmek isteyen, televizyonun gazetelerin sahipleri CHP’lilerdir. 

 

Şiddet eylemcilerinin sırtını sıvazlayanlarda, küfür edenlere para veren de,  Alevileri kışkırtacak tweetleri atan da CHP’nin milletvekilleridir. 

 

Alevi kardeşlerimizin bu oyunlara karşı son derece dikkatli olmalarını rica ediyorum. geçmişte yaptıklarını bugün de yapmaya çalışan CHP’ye karşı, tüm Alevi kardeşlerimizin dikkatli olmasını diliyorum. 

 

Bugün de söylüyorum bütün bu isimler niceleri, bu milletin hamurudur, mayasıdır temelidir. Bu isimlerden bir tekini dışlarsanız, milletin gönül tellerini koparırsınız. Acılara yeni acılar katarak değil, ortak paydaları çoğaltarak istikbali şekillendirmek zorundayız. 

 

Her meseleyi çözeriz. Çözülmez gibi görülen nice meseleyi çözdüğümüz, çözüm yoluna koyduğumuz gibi yarın da aramızdaki her konuyu bir çözüm yoluna inşallah koyarız.

 

Kavganın, çatışmanın şiddet ve gerilimin sorunların çözümüne hiç ama hiç katkısı olamaz. Konuşarak, istişare ederek çözeceğiz. Hukuk yoluyla meselelerimizi çözüm yoluna koyacağız. Yüzde yüzün sorunlarını hep kendi sorunumuz olarak kabul edeceğiz. Bir kez daha Alevi vatandaşlarımızdan çirkin tahriklere, tehlikeli senaryolara karşı çok çok dikkatli olmalarını rica ediyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum