CHP'li Sürücü: Birinci gibi çalışacağım

CHP Malatya Milletvekili adayı Avukat Yusuf Sürücü, günün birlik beraberlik günü olduğunu, CHP iktidar etme günü olduğunu belirterek, “Birinci milletvekili adayı gibi çalışacağım” dedi.

CHP'li Sürücü: Birinci gibi çalışacağım
10 Mart 2015 - 18:01 - Güncelleme: 16 Mart 2015 - 20:30

CHP Malatya Milletvekili adayı Avukat Yusuf Sürücü, günün birlik beraberlik günü olduğunu, CHP iktidar etme günü olduğunu belirterek, “Birinci milletvekili adayı gibi çalışacağım” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malaya 5’nci sıra milletvekili adayı seçilen Avukat Yusuf Sürücü, birinci milletvekili adayı gibi çalışmalarında devam edeceğini söyledi. Işık İş Merkezi’nde bulunan seçim bürosunda CHP’lilerle birlikte basın açıklaması yapan Sürücü, 7 Mart’ta yapılan milletvekili aday adayı eğilim yoklaması sonucunda delegelerin ve örgütün takdiri ile 5’nci sıra milletvekili adayı olarak seçildiğini hatırlattı. Kendisine verilen bu destek ve tevdi edilen görev nedeniyle delegelere ve örgüte teşekkür eden Sürücü, “Aday adaylığı açıklaması ve seçim bürosu açılışı sırasında yapmış olduğum açıklamalarda belirtmiş olduğum üzere önemli olan CHP’nin kazanmasıdır, 7 Haziran da iktidar olmasıdır. Milletvekili olup olmayacağımız önemli değildir. Eğilim yoklaması sonrası sıramız ne olursa olsun, ister aday listesinde yer alalım, ister yer almayalım, sonuç ne olursa olsun, seçim bürosunu 7 Haziran'a kadar açık tutacağımı, partimin başarısı için seçim çalışmalarına tahsis edeceğimi ve sahada, Malatya'nın her yerinde 1. sıra milletvekili adayı gibi çalışacağıma söz vermiştim. Bugün vermiş olduğum sözlerin arkasında durma zamanıdır. Çünkü bugün AKP diktatörlüğünden ve zulmünden kurtulmak ve CHP’yi iktidara getirmek için çalışma zamanıdır. Atalarımızın dediği gibi Ayinesi iştir, kişinin lafına bakılmaz” şeklinde konuştu.

“ARTIK KOŞTURMAK VE MÜCADELE ETMEK ZAMANIDIR”

“Artık koşturmak ve mücadele etmek zamanıdır” diyen sürücü, ülkemizin hızla sürüklendiği karanlık tablo herkesi ürküttüğünü söyledi. Sürücü, şunları kaydetti: “Devletin en üst katından gelen çok sert ve toplumu ayrıştırın söylemler gerginliğe yol açmakta ve toplumsal barışa zarar vermektedir. Hayatın her alanında hissedilen korku ve endişe halkı sindirmeye yönelik topyekün bir baskıya dönüşmektedir. TBMM de görüşmeleri devam eden İç Güvenlik Yasa Tasarısı, toplumsal muhalefeti baskı altına almak için alelacele çıkarılmaya çalışılmaktadır. Daha önce çıkarılmış olan 6572 sayılı yasa ile getirilen "Makul Şüphe" ile İç Güvenlik Yasası birbirini tamamlayan ve toplumsal muhalefetin bastırılması için Yargı güvencesini devreden çıkaran bir düzenleme getirmektedir. Buna göre polis ve jandarma, Savcılık makamına haber vermeden gözaltına aldığı kişileri 48 saat nezarette tutabilecektir. Böylece güvenlik gücü, yargıya ait olan bir yetkiyi sınırsızca kullanabilecektir. Türkiye bir ‘Polis Devleti’ olmaya hızla gitmektedir. Bu durum Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Anayasa'ya ve Ceza Muhakemesi Kanunu'na aykırıdır. Bağımsız yargı yok edilmiştir. HSYK son yapısıyla bağımsız yargı üzerinde Demokles'in kılıcı gibi sallanmaktadır. İktidara muhalif olduğu düşünülen hakim ve savcılar adeta sürgün edilmektedir. Yargı üzerinde büyük baskı vardır. Bağımsız yargının ve Adaletin olmadığı yerde toplumsal barıştan ve huzurdan bahsedilemez. İç Güvenlik Yasası'nın çıkarılması için iktidar tarafından TBMM de estirilen şiddet ve zorbalık yasamanın üzerinde büyük bir baskı olduğunu ortaya koymuştur. Sayın Cumhurbaşkanı bu yasanın her neye mal olursa olsun çıkması için TBMM üzerinde büyük baskı uygulamaktadır. Sayın Cumhurbaşkanı tarafsız olması gerekirken, taraf olmuştur. Bu durum Cumhurbaşkanlığı makamını yıpratmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanı bu tutumundan bir an önce vazgeçmelidir.”

“ÇARE, CHP İKTİDARIDIR”

Toplumsal barışın ve huzurun teminatı olan "Yasama, Yürütme ve Yargı erklerinin ayrılığı" ilkesi tamamen ortadan kalkmış ve fiilen "Tek Adam" yönetimine dayanan "Monarşi" düzeni kurulmak istendiğini ifade eden Sürücü, bu durum 92 yıllık Cumhuriyet düzeninin ve demokratik parlamenter sistemin ortadan kaldırılması anlamında geldiğini söyledi. Sürücü, sözlerini şöyle tamamladı: “Gelir dağılımındaki derin adaletsizlik, açlık sınırı altında yaşayan 27 milyon yurttaşımızın içler acısı hali, üniversite mezunu gençler arasındaki yüzde 25’lik işsizlik oranı, emekli, işçi, memur, çiftçi ve küçük esnafın yoksulluk sınırı altındaki gelir durumu, HES, nükleer santral ve siyanürlü madenle yapılan çevre katliamı, her gün ölüm haberlerini almış olduğumuz kadın ve gençlere yönelik şiddet dalgası, azıklıklara, Alevilere, Kürtlere yapılan baskı ve zulümler, ötekileştirmeler, cezaevine doldurulan gazeteciler, aydınlar, yazarlar ve daha nice anti demokratik uygulamalarla ortadan kaldırılan insan hakları, hukuk, demokrasi, barış ve kardeşlik... İşte Türkiye'nin gerçekleri bunlardır. Bütün bu kara tablonun ortadan kaldırılması için çare üretmek gerekir. Çare, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarıdır. Türkiye büyük bir gerginlik içindedir. Bu gerginliği ortadan kaldıracak olan ve toplumsal barışı, kardeşliği sağlayacak olan CHP iktidarıdır. Türkiye CHP ile rahat bir nefes alacaktır. Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve adalet, ancak bu zalim iktidardan kurtularak yönetim merkezine insanı koyan Sosyal Demokrat CHP iktidar ile mümkün olacaktır. Gün birlik ve beraberlik günüdür, mücadele günüdür. Ya hep, ya hiç birimiz. Hepimiz birimiz için, birimiz hepimiz için diyoruz. Dün mazlum ve mağdur rolünü oynayarak iktidar olan AKP bugün zalim rolünde halkımıza zulmetmektedir. Zalimin zulmü varsa, garibanın da Allah'ı vardır. Allah bizi zalimlerden korusun.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum