İlahiyatçı Nihat Hatipoğlu:

İlahiyatçı Nihat Hatipoğlu, çocuk cinayetlerine tepki göstererek, “İnsanımıza affediciliği, insanımıza herkesin evladına, kendi evladı gibi bakmayı unutuyoruz.

İlahiyatçı Nihat Hatipoğlu:
04 Mayıs 2014 - 18:25 - Güncelleme: 04 Mayıs 2014 - 19:30

İlahiyatçı Nihat Hatipoğlu, çocuk cinayetlerine tepki göstererek, “İnsanımıza affediciliği, insanımıza herkesin evladına, kendi evladı gibi bakmayı unutuyoruz. Bu nedenle tokat yiyoruz ha bire. Bir sağdan, bir soldan yokluyor bizi tokatlar. O çocuklara işlenen bütün tokatlar yüzümüze çarpıyor aslında bizim. Eksiğimiz var, biz hocalar olarak eksiğiz, yeterince çalışmıyoruz. Babalar, anneler eksik, yeterince çocuklarını uyarmıyorlar” dedi. 


Malatya’ya bir dizi konferans ve sohbet programı için gelen Nihat Hatipoğlu’nun Malatyapark AVM’de verdiği sohbetine yoğun bir katılım oldu. Hatipoğlu sahneye çıkarken izdiham yaşanırken, Malatya ile ilgili anısını anlatan Hatipoğlu, “1964 yılında, tabi bir çoğunuzun daha dünyaya gelmediği dünyaya, ben o zamanlar 9-11 yaşında bir çocuk. Dedem rahmetli buranın müftüsü idi. O zaman dedeme Müftü Halil Efendi, Molla Halil Efendi derler, Malatya Müftülüğü'nde dedemin resmi halen asılıdır. Dedem de buranın müftülerindendi. 3 yıl süreyle burada müftülük yaptı. Dedemin müftülük yaptığı yıllarda ben 1 sene Malatya’da kaldım, o zaman küçük bir çocuktum ve ilkokula, eğitimime o zaman Malatya’da başladım. Yani Malatya’nın ekmeğini, suyunu çok içmişim. Onun için Malatya ile böyle bir bağlantım var” dedi.


Hatipoğlu sahnede konuşurken 65 yaşındaki Nebahat Tay adlı yaşlı bir kadın ağlayarak sahneye çıkıp Hatipoğlu’na sarıldı. Hatipoğlu yaşlı kadını sahnedeki koltuğa oturttu.


Sohbeti esnasında Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in hayatından ve örnek yaşamından kesitler anlatan Nihat Hatipoğlu, “Bir sevdamız var, bizim bir sevdiğimiz var, bir muhabbetimiz var, benim çok sevdiğim biri var, endamına aşığım, görüntüsüne, yürüyüşüne, hareketine, konuşmasına, ahlakına, saçının renginden tutunda, bakışına kadar. Sürekli düşündüğüm mezarımda görmeyi arzu ettiğim, mahşere girdiğimde beraber yürümek istediğim bir sevdiğim var. Allah beni o sevdiğimle ve sizi de O’nunla haşır eylesin. O sevdiğimizin adı Muhammed Mustafa’dır (s.a.v.) Allah bizi O’nun ahlakından, O’nun affediciliğinden, O’nun merhametinden, O’nun insanları sarmalayan, insanları zinde tutan o güzel ahlakından ayırmasın inşallah” dedi.

 
MALATYA (İHA) - İlahiyatçı Nihat Hatipoğlu, çocuk cinayetlerine tepki göstererek, “İnsanımıza affediciliği, insanımıza herkesin evladına, kendi evladı gibi bakmayı unutuyoruz. Bu nedenle tokat yiyoruz ha bire. Bir sağdan, bir soldan yokluyor bizi tokatlar. O çocuklara işlenen bütün tokatlar yüzümüze çarpıyor aslında bizim. Eksiğimiz var, biz hocalar olarak eksiğiz, yeterince çalışmıyoruz. Babalar, anneler eksik, yeterince çocuklarını uyarmıyorlar” dedi. 

Malatya’ya bir dizi konferans ve sohbet programı için gelen Nihat Hatipoğlu’nun Malatyapark AVM’de verdiği sohbetine yoğun bir katılım oldu. Hatipoğlu sahneye çıkarken izdiham yaşanırken, Malatya ile ilgili anısını anlatan Hatipoğlu, “1964 yılında, tabi bir çoğunuzun daha dünyaya gelmediği dünyaya, ben o zamanlar 9-11 yaşında bir çocuk. Dedem rahmetli buranın müftüsü idi. O zaman dedeme Müftü Halil Efendi, Molla Halil Efendi derler, Malatya Müftülüğü'nde dedemin resmi halen asılıdır. Dedem de buranın müftülerindendi. 3 yıl süreyle burada müftülük yaptı. Dedemin müftülük yaptığı yıllarda ben 1 sene Malatya’da kaldım, o zaman küçük bir çocuktum ve ilkokula, eğitimime o zaman Malatya’da başladım. Yani Malatya’nın ekmeğini, suyunu çok içmişim. Onun için Malatya ile böyle bir bağlantım var” dedi.

Hatipoğlu sahnede konuşurken 65 yaşındaki Nebahat Tay adlı yaşlı bir kadın ağlayarak sahneye çıkıp Hatipoğlu’na sarıldı. Hatipoğlu yaşlı kadını sahnedeki koltuğa oturttu.

Sohbeti esnasında Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in hayatından ve örnek yaşamından kesitler anlatan Nihat Hatipoğlu, “Bir sevdamız var, bizim bir sevdiğimiz var, bir muhabbetimiz var, benim çok sevdiğim biri var, endamına aşığım, görüntüsüne, yürüyüşüne, hareketine, konuşmasına, ahlakına, saçının renginden tutunda, bakışına kadar. Sürekli düşündüğüm mezarımda görmeyi arzu ettiğim, mahşere girdiğimde beraber yürümek istediğim bir sevdiğim var. Allah beni o sevdiğimle ve sizi de O’nunla haşır eylesin. O sevdiğimizin adı Muhammed Mustafa’dır (s.a.v.) Allah bizi O’nun ahlakından, O’nun affediciliğinden, O’nun merhametinden, O’nun insanları sarmalayan, insanları zinde tutan o güzel ahlakından ayırmasın inşallah” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum