İstiklal Marşının Kabulünün 93. Yıl Dönümü
AK Parti Malatya Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Ömer Faruk Öz,İstiklal Marşı'nın kabulünün 93. yıl dönümü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
"İstiklal Marşının Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilişinin 93.Yıldönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz. Kurtuluş Savaşı yıllarında milletimizin tarihe geçen eşsiz mücadelesi, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dizeleriyle ölümsüzleşmiştir. Savaşın en çetin günlerde kaleme alınan umut dolu, iman dolu, çağları aşan mesajlarıyla İstiklal Marşımız, 12 Mart 1921'de TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin Milli Marşı olarak kabul edilmiştir.
Milletimizin yedi düvele karşı var olma mücadelesi verdiği yıllarda, onca imkansızlıklara rağmen, Anadolu’nun birçok yeri işgal altında olduğu halde Akif şiirine “KORKMA” diye başlamıştır. “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak”. Bin yıldır bu topraklarda yaşayan milletimizden geriye tüten bir ocağı da kalsa, al sancağın dalgalanmaya devam edeceğini haykırmıştır.
Geçmişten günümüze topraklarımızın birliğine, milletimizin dirlik ve düzenine kasteden iç ve dış kaynaklı nice girişim olmuştur. Kurtuluş Savaşı yıllarında olduğu gibi ülkelerin değil kıtaların üzerimize yürüdüğü yıllarda, çelik zırhlı düşmanlar bile iman dolu göğüsler karşısında çaresiz kalmıştır. Milli Şairimiz “Yurduma alçakları uğratma sakın; siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın” diyerek her türlü saldırıya karşı milletimizi göreve çağırmıştır.
Milli Şairimizin derin duygular barındıran mısraları, millî ruhun bağımsızlık tutkusuna dönüşmesinde büyük katkı sağlamıştır. Mehmet Akif Ersoy sadece İstiklal Marşıyla değil, “Safahat” isimli eseriyle de milletimizin gönlündedir. Milletimizin gönül yüceliğini, milli kimliğini, vatan sevgisini ve manevi değerlerini en güzel şekilde ifade eden Mehmet Akif Ersoy’un üzerinde en fazla durduğu konuların başında “milli birlik ve beraberlik” gelmektedir. Yüz yıl evvel ülkenin içinde bulunduğu problemlerin millet arasındaki ayrılık ve sürtüşmelerden kaynaklandığına sürekli dikkat çekmiştir.
“Girmedikçe bir millete tefrika, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindirmez” dizelerindeki gerçekler sadece o günler için değil günümüz Türkiye’si içinde geçerlidir. Nifak, fitne ve tefrika düşmanla savaşmak kadar tehlikelidir. Son aylarda yaşadıklarımız, bu gerçeği bizlere çok açık biçimde bir kez daha göstermektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle geçmişte olduğu gibi günümüzde de milli birlik ve beraberliğimize kasteden dahili veya harici her türlü girişimin milletimiz tarafından boşa çıkartılacağına olan inancımla; hayatını okuyan, düşünen, çalışan ve üreten insanlardan oluşan bir millete adayan milli şairimizi rahmetle anıyorum"







YORUMLAR