MAKİAD,TÜKETİM ÇILGINLIĞINI KONUŞTU !
Malatya Aktif İşadamları Derneği (MAKİAD) ile Malatya Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen aylık ortak akıl toplantısının bu ayki konusu ‘tüketim çılgınlığı’ oldu.
10 Şubat 2014 - 08:38 - Güncelleme: 10 Şubat 2014 - 09:19
MAKİAD’ın ev sahipliğindeki toplantıda konuşan Malatya Aktif İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Suat Sarın, aylık ortak akıl toplantılarında her ay Malatya’daki gazetecilerle bir konuyu enine boyuna tartıştıklarını, bu ayki toplantının konusunu tüketim çılgınlığı olarak belirlediklerini belirtti. Önceki nesillerin tüketme konusunda hassas olduğunu, tüketme arzusunun son yıllarda arttığına değinen Sarın, bir mobilyacı olarak israfın had safhaya ulaştığına şahit olduklarını bildirdi. Bazı gelişmiş ülkelerde insanların eşyalarını çok sık değiştirmediğini söyleyen Sarın, Türkiye’de ise tüm ürünlerde çok hızlı bir tüketim olduğunu kaydetti.
Malatya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Haydar Karaduman, aylık ortak akıl toplantılarının gerçekten çok verimli geçtiğini söyledi. Bu ayki toplantı için ‘tüketim çılgınlığı’ gibi çok önemli bir başlık belirlendiğini söyleyen Karaduman, tüketim çılgınlığın toplumsal ve sosyolojik bir sorun haline geldiğini ifade etti.
Malatya Aktif İşadamları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Gülçek, önceki nesillerin yaşadıkları kıtlıkları bildiklerini, günümüzde ise bolluk nedeniyle savurganlık yaşandığını belirtti. İnşaat sektöründe faaliyet gösteren bir girişimci olarak günümüzdeki imkanlara rağmen insanların beklentilerinin her geçen gün arttığını anlatan Günçek, “Biz geniş bir aile olarak küçük bir evde büyüdük. Günümüzde ise aile yapısı geniş aileden çekirdek aileye döndü. Ancak daha önce geniş aile daha küçük evlerde yaşarken günümüzde 3-4 kişilik çekirdek aileler 200 metrekarelik evleri yeterli görmüyor. Ben halen 90 metrekarelik bir evde yaşıyorum. Bu tüketim çılgınlığına karşı durmaya çalışıyorum. Üretmeden tükettiğimizden dolayı üreten toplumların hegomanyası altına girildiğini düşünüyorum” dedi.
Yazar Asım Demirkök, bilgi çağında baş döndürücü bir teknolojik gelişim yaşandığını, görsel, yazılı ve multimedya araçlarıyla tüketim çılgınlığının arttığına işaret etti. Tüketim çılgınlığının önüne geçilmesinin yine aynı araçlarla durdurulabileceğini söyleyen Demirkök, toplumun eğitim düzeyi artırılarak, sorgulayan bireylerle, bilginin doğru kullanılmasıyla kanaatkar bir insan topluluğu oluşturulabileceğini ifade etti. Demirkök, “Şu anda biz toplantı yaparken bile yeni ürünler ve bilgi üretiliyor. Tüketim çılgınlığı gerçekten topluma anlatılmalıdır. Bu toplantının bu açıdan çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.
Gazeteci Vahap Güner, üretmeden üretenlerin pazarlandığı bir ülke olduğunu, bunda devletin ekonomi politikalarının etkili olduğunu ifade etti. Türkiye’nin bazı illerinde insanların maddi tasarruflarını birleşerek sanayi yatırımına dönüştürdüğünü anlatan Güner, Malatya’da ise insanların parasını lüks daire alarak, lüks araç alarak tükettiğini dile getirdi. Türkiye’de yılda 800 bin otomobilin tüketildiğini anımsatan Güner, tüketim toplumundan uzun vadeli üretime dayalı ekonomi politikalarıyla çıkılabileceğini vurguladı. Malatya’da insanları üretime yönlendirecek düzenlemeler çalışmalar yapılması gerektiğine değinen Güner, “Hindistan bugün birçok ülkeye bilişim konusunda üretti malzemelere satıyor. Çevremizde Kayseri Gaziantep aynı şekilde başka ürünler üretip satıyor. Malatya’da neden üretilip bir şeyler satılmasın. Kemal Derviş ekonomi modelinden vazgeçilmesi gerekiyor” diye konuştu.
Duran Özkan, dünyanın genelinde kapitalizm nedeniyle tüketim toplumu oluşturulduğunun altını çizdi. Üretilen her yeni ürünün farklı tanıtım araçlarıyla insanların tüketime yönlendirildiğini söyleyen Özkan, “Kapitalist sistem varolduğu sürece tüketim çılgınlığı sürecektir. Döngün belirli bir düzlemde devam ettiriliyor. Dini inançlarımıza göre israfın haram olduğu biliniyor. Bu apayrı bir sosyolojik durum. İnsanları bireysellikten çıkararak toplumsallaştırarak tüketim çılgınlığının önüne geçilebilir. Bireysel refahtan ziyade toplumsal refahı sağlama bilinci oluşturulmalıdır. Evinde televizyonu olan insan ikinci ve üçüncü televizyonunu da almaktan çekinmiyor. Bunun oluşturulacak bilinçle buradan kurtarılabilir”
Gazeteci Mustafa Kaya, daha 30 yıl önce insanlar yoklukla boğuştuğunu, dönem insanlarının en küçük bir malzemeyi israf etmemek için çalıştığını söyledi. Günümüzde ise fertlerin yaşanan bolluk nedeniyle tüketimin israf boyutuna ulaştığını ifade eden Kaya, “2050 yılında su sıkıntısı yaşanabileceği söyleniyor. Kilis’te ise insanların evlerinin tepesinde su tankları var. Orada insanlar suların kesilmesini dikkate alıyor. Malatya’da ise su bol olduğu için böyle bir kaygı taşınmıyor ve israf ediliyor. Çok değil 30 yıl sonra kıtlık yaşanacağı dikkate alınarak buradan yola çıkıp suyun ve diğer ürünlerimizi tüketirken israfa kaçmamaya özen gösterilmelidir. İnsanların kullanmadıkları eşyalar aldığını görüyoruz. Örneğin misafir odası binlerce lira verilerek hazırlanıyor. Ancak eskisi kadar çok misafir gelmiyor.”
İşadamı Tamer Demirel, günümüzde israfın önlenmesi için bilginin doğru şekilde kullanılması gerektiğine vurgu yaptı. Tüketim çılgınlığının önüne geçilmesi için israfın her yönüyle anlatılması gerektiğini vurgulayan Demirel, insanlara israfın kötü yönleri anlatılarak fazlaca harcamanın engellenebileceğini kaydetti.
Gazeteci Hüseyin Altun, günümüzde yetişkin olan insanların çocukluk yıllarında kıt kanaat geçindiğini anımsattı. Günümüzde ise çocukların daha küçük yaşlardan sürekli tüketerek yetiştirildiğini anlatan Altun, bunda çevresel etkenler ile ailenin tavrının bunu tetiklediğini dile getirdi. Nesiller yetiştirilirken ailelerin dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Altun, ebeveynlerin çocuklarını israfı anlatarak büyütmeleri gerektiğini kaydetti.
Gazeteci Semira Aktaş, Avrupa’da son günlerde ‘kendi kendini kilitleyen bir çanta’ icat edildiğini, insanların artık kendini tüketim konusunda durduramaz hale geldiğini ifade etti. Türkiye’de ise ‘israf haram’ denilerek bunun önüne geçilebildiğini söyleyen Aktaş, “Eskiden tabandan tavana yani yetişkinlerden çocuğa bir dikkatli tüketme anlayışı vardı. Şimdi ise çocuktan büyüklere doğru bir tüketme hırsının varlığı aşikardır. Bunun engellenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı İbrahim Göçmen, günümüz ekonomi sisteminin sömürü üzerine kurulduğunu, Türkiye’nin de üretmeden tüketen ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Son yıllarda alışveriş merkezlerinin mantar gibi türediğine işaret eden Göçmen, alışveriş merkezleri gibi mekanların tüketim çılgınlığını körüklediğine vurgu yaptı. Kapitalizm çerçevesinde tüm pazarlama argümanlarının kademe kademe insanları tüketime yönlendirdiğine dikkat çeken Göçmen, “İnsanlar çevresel etkenlerle mutlaka harcama sarmalının içine itiliyor. İnsanların kanaat etmeme, doyumsuzluk anlayışlarıyla hareket etmeye başladı” şeklinde konuştu.
Malatya Aktif İşadamları Derneği Genel Sekreteri Muhammet Cice ise, günümüz insanlarının aşırı harcama isteği bulunduğunu, bu konunun farklı boyutlarıyla sosyolojik bir durum olarak tartışılması gerektiğine işaret etti. Bu konuda bilimsel verilerle çözüm önerileri üretilmesi gerektiğinin altını çizen Cice, Malatya Belediyesi’nin israfı önlemek için atık pil, atık şişe toplama kampanyalarının israfı önleme adına çok önemli bir uygulama yaptığını söyledi.







YORUMLAR