Şamlıoğlu ; Tartışılan Dershane mi ? Darphane mi !
Şamlıoğlu:Sıra AKP ile Cemaatin arasını açmaya geldi ve olaylar dershaneler üzerinden körükleniyor. İşin garibi birçok insan inançlarının aksine sırf olaylar patlak versin diye yeni stratejiler belirliyor.
Bazı köşe yazarları dahil, hiç beklemediğim birçok kişi her gün Türkiye'de bir karışıklık olsun diye bekliyor. Hatta ortada bir şey yokken dahi, sanki varmış gibi hayali senaryolar üretiyor. Bunları kaleme alıyor ve sonra taraflar bu lafları gerçek zannedip birbirine düşüyor. Sağcı- solcu, gerici- ilerici, Cumhuriyetçi- Osmanlıcı, Alevi- Sünni, Kürt-Türk... Aklınıza gelen her farklılık çatışmaya dönüştürülmek istendi. Başarılı olundu da. 30.000 'den fazla kayıp verdiğimiz söyleniyor. Sıra AKP ile Cemaatin arasını açmaya geldi ve olaylar dershaneler üzerinden körükleniyor. İşin garibi birçok insan inançlarının aksine sırf olaylar patlak versin diye yeni stratejiler belirliyor.
. Özetle: Dershanelerde geçen süre, kaybedilen zamandır. Bu kadar dershane olacağına dershaneler birleşse Türkiye'ye o kadar çok yeni üniversite açılır ki, hemen herkes sınavsız olduğu için kolayca yüksek öğrenim yapar. Daha da öte gençler puanının tuttuğu ancak istemediği bir dalda eğitim yapmayacak, sevdiği bir fakülte seçtiği için daha başarılı ve üretken olacak. Hatta eğer yanlış yönlendirmeler sonucu kendisine frekansıyla uyuşmayan bir fakülte seçmişse, kolayca değiştirebilir. Böylece hem toplumun kültür düzeyi yükselir, hem de iş gücü artar. Sayın Erdoğan dershane yerine üniversite açın diyor. Güçlerinizi birleştirin. Ben size finans, yer ve kolaylıkta sağlayayım diyor. Benim anlamadığım bu yaklaşımın neresi yanlış? Sırf Başbakan böyle söyledi diye hiç ummadığım kişiler dershane taraftarı oldu ve bunlardan çoğunu tanıyorum. Önceleri dershane aleyhtarıydı. İnsanlar dershaneye neden gidiyor? İstediği fakülteye gidebilsin diye. İmtihansız istediği fakülteye gidilince dershanelere ne gerek var? Asıl mesele dershanede görev yapan öğretmenlere ne olacağı. Tabii ki onlar da çalışıp kendilerini geliştirecek, üniversitelerde öğretim görevlisi olacak. Dershanelerin fırsat eşitliği sağlandığı söyleniyor. Bu nasıl oluyor anlamıyorum. O kadar çok özel dershane parası ödeyemeyen fakir var ki, bazıları bir şekilde parayı bulsa bile bulundukları yerde dershane yok. Mesele kırsal kesimde yaşayanlar. Eğer fırsat eşitliği yaratmak istiyorsak en iyi öğretmenleri bir araya getirir, televizyon aracılığıyla eğitim yapabiliriz. Tüm bu adaletsizliği düşünen Sayın Demet Sabancı ÇETİNDOĞAN, bu amaçla bir televizyon kanalı açtı. Ben birçok iyi niyetli arkadaş tanıyorum ki, Cemaat akıllı istikbal vaat eden ve imkanları sınırlı öğrencileri alıp ücretsiz kendi dershanelerine kayıt ediyor, hem de onlara yatacak yer ve yiyecek imkanı sağlıyor. Böylece ülke genelinde beyni yıkanmış belli taraftar grubu oluyor diye düşünüyorlardı ve bunun için bu dershanelere karşıydılar. Bakın etrafınıza aynı insanlar sırf Sayın Erdoğan söyledi diye dershane taraftarı oldular.
Olayı bir de şöyle düşünün: Dershaneler kalktı ve insanlar imtihansız istediği okula girebiliyor. Dershanelerde sırf Üniversiteyi kazanmak için öğrenmek zorunda kaldıkları ve hayatta hiç kullanmadıkları bilgiler yerine üniversiteye rahatça girebilirseler ve bu enerjilerini bir yabancı dil öğrenmeye kanalize etseler çok daha iyi olmaz mı? Sayın Erdoğan'ın hataları yok mu? Tabii ki var. Eğer muhalefet yapılacaksa bu zayıf yerlere saldırılmalı. Aksi halde Sayın Erdoğan'ın başarılı olduğu akılcı önerilere sırf muhalefet olmak amacıyla saldırmak hiçbir şey kazandırmaz. Dershane konusunu lütfen düşünün. Çocuklarını dershaneye götürmek için birçok güçlüğe katlanan ailelere sorun. Eğer dershaneye verdikleri para ile çocuklarını üniversitede okutabilselerdi ve çocukları istediği fakültede okuyabilselerdi tercihleri ne olurdu? Dershaneler kalsın mı? Yoksa dershaneler yüksek okul mu olsun? Bir kere daha düşünün.
Kaynak : Malatya Öz Haber







YORUMLAR