"Savunan adam ünvanı almıştır"

Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Osman Marasalı "Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın büyük ilim, fikir, devlet ve dava adamı olduğuna şahitlik ettik ve onun ortaya koyduğu esaslarla gösterdiği hedeflere ulaşmak için inanç, aşk ve azimle çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz.”dedi

"Savunan adam ünvanı almıştır"
27 Şubat 2018 - 10:48 - Güncelleme: 27 Şubat 2018 - 20:13

Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Osman Marasalı,"Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın büyük ilim, fikir, devlet ve dava adamı olduğuna şahitlik ettik ve onun ortaya koyduğu esaslarla gösterdiği hedeflere ulaşmak için inanç, aşk ve azimle çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz.”dedi

Marasalı,Erbakan Hocayı anma ve 28 Şubat postmodern darbe teşebbüsüne yönelik değerlendirmelerde bulundu.

28 Şubat ile henüz hesaplaşılmadığının belirten Marasalı,”Ömrünü madden ve manen kalkınmış yeniden büyük Türkiye’yi ve bugün hala devam eden sömürü ve  zulme dayalı dünya düzenini yıkarak  adil bir dünya düzenini kurmaya adamış olan Erbakan Hoca daima İslam Birliğini kurma gayreti içerisinde olmuş ve 11 ay gibi kısa bir iktidar döneminde İslam Birliğinin ilk adımı olacak nitelikte D-8 teşkilatını kurmuştur.

Erbakan Türkiye’de toplumun her kesimiyle kucaklaşmış, oturup konuşma kültürünü ortaya koymuş, zaman zaman seçim ittifakları, iktidar ortaklıkları yapmıştır. Hiçbir zaman tek başına iktidar olma imkanını elde edememiş olmasına rağmen, kısa süreli ortaklıkları döneminde Ağır Sanayi Hamlesi, Kıbrıs Barış Harekatı, Manevi Kalkınma Hamlesi gibi bir çok önemli icraata imza atmıştır.

Yine uyguladığı havuz sistemi ile ekonomiye yeni bir model getirmiş ülkeyi 30 Milyar Dolarlık kaynak paketi ile tanıştırmış ve borç-vergi-faiz sarmalına dayanan ekonomik düzeni değiştirme yoluna gitmiştir. Bunun sonucunda milletimiz rahat nefes almış işçi, memur ve çalışanlara %50 ile %300 arasında değişen oranlarda zam yapma imkanı hasıl olmuştur.’’ dedi.

28 Şubat’ın Erbakan Hocanın basiretli devlet adamlığı ile bastırıldığını kaydeden Marasalı,” ‘’Taktir-i İlahi hocamızın vefatı, ırkçı emperyalizme hizmet ettiği bugün daha net olarak görülen post modern darbe girişimi sürecinin önemli noktalarından biri olan 28 Şubat gününden bir gün önce vuku bulmuştur.  Bu vesile ile 28 Şubat süreci olarak bilinen hadiselere de değinmek isterim.

28 Şubat, dünyayı sömüren ırkçı emperyalizm güdümündeki post modern darbe girişimi sürecine ismi verilen ve sanki Başbakan Erbakan başkanlığındaki hükümetin devrildiği gün olarak lanse edilmiştir. Oysa 28 Şubat 1997 tarihi Erbakan Hocanın basiretli devlet adamlığı ile bastırılmış bir darbe girişimidir. Planlayıcıları Siyonizm ve onun kuklası Amerika uygulayacıları bir kısmı Ergenekon darbe süreci ile ortaya çıkan, bir kısmı da 15 Temmuz darbe girişimi ile ortaya çıkan cuntadır. Bu açıdan 15 Temmuz nasıl halk tarafından bastırılan ilk darbe girişimi ise 28 Şubat darbe girişimi de Hükumet eliyle bastırılan ilk darbe girişimidir. 28 Şubat  inançlı, hidayet ve feraset sahibi büyük devlet adamı Prof.Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın millete kendini siper ederek, ustaca bertaraf ettiği bir darbe girişimidir. Erbakan hoca MGK üyeleri karşısında 9 saat hakkı en güzel şekilde ortaya koymuş, milleti ve milletin değerlerini savunarak “Savunan Adam” ünvanını almıştır.Lanse edildiği gibi Refahyol Hükümeti 28 Şubat 1997 de iktidardan düşürülememiş, Başbakan Erbakan MGK kararlarını imzalamamış ve anlaşma gereği seçime gitmek için görevi iktidar ortağı Çillere devretmek üzere bıraktığı 18 Haziran tarihine kadar da cuntacıların hiçbir kararı uygulamamıştır. ‘’ diye konuştu

28 Şubat’ı kurgulayanların istediği düzenin devam ettiğini belirten, Marasalı,” Refah-Yol hükumetinin iktidardan ayrılmasından sonra özellikle Refah Partisi’nin kapatılması ve sonrasında yaşanan yenilikçi ve ayrılıkçı hareket  ile maalesef 28 Şubat başarıya ulaşmış Türkiye’nin  yönü yeniden farklı medeniyette ki Avrupa Birliğine döndürülmüş, çıkarılan AB uyum yasaları ile aile temelimiz dinamitlenmiş ahlaki ve manevi dejenerasyon hız kazanmış, uyuşturucu kullanım yaşı ilk öğretim çağlarına düşmüş,tecavüz olayları artmış, cinayetler çoğalmış, havuz sistemi terk edilmiş, üretime dayalı kalkınma yerine borç ve vergi sarmalına dayalı bir ekonomik model benimsenmiş çalışan kesim kredi kartı ile üreten kesim kredilerle bankalara esir edilmiştir. İşsizlik artmış borç yükümüz Cumhuriyet tarihinin en yüksek noktalarına ulaşmış 75 yıl boyunca devletin yapmış olduğu yatırımlar bir bir özelleştirme adı altında satılmış, imam hatiplerin içi boşaltılıp sadece tabela haline getirilmiş ve Türkiye tam anlamıyla yumuşak lokma haline getirilmiştir. D-8 hareketiyle uşak değil lider ülke olmayı hedefleyen Türkiye maalesef bir gün Amerika’nın, bir gün Rusya’nın, bir gün Avrupa Birliği’nin ağzına bakan bir uydu ülke haline getirilmiştir. İslam birliği kurulmadan, şahsiyetli dış politika uygulanmadan, milli ve manevi  değerlere bağlı bir gençlik yetiştirmeyi hedefleyen bir milli eğitim politikasına dönüş yapılmadan, havuz sistemi ve üretime dayalı ekonomik modele geçilmeden ve bugün sayıları on binlerle ifade edilen mağdurların hakları teslim edilmeden haksız yere tutuklanan ve hüküm giyenler salıverilmeden  28 Şubat ile hesaplaşılmış olunamaz. ‘’ şeklinde konuştu

YORUMLAR

  • 0 Yorum