Yıldırım: Malatyalılar Sahipleniniz, sahip çıkınız

Hekimhan ilçesine bağlı eski Hasançelebi Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım,Hasançelebi Madenleri “Cevher Zenginleştirme ve Pelet Tesisi” Projesindeki aksama ile ilgili açıklamalar bulundu.

Yıldırım: Malatyalılar Sahipleniniz, sahip çıkınız
22 Ağustos 2017 - 00:00 - Güncelleme: 22 Ağustos 2017 - 16:17

Hekimhan ilçesine bağlı eski Hasançelebi Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım,Hasançelebi Madenleri “Cevher Zenginleştirme ve Pelet Tesisi” Projesindeki aksama ile ilgili açıklamalar bulundu.

Hekimhan Belediye Başkanı Aliseydi Millioğulları'nın, "Hekimhan’a yapılması planlanan maden işleme tesisinden vazgeçildi;Türkiye’nin en büyük demir rezervinin bulunduğu 70 yıllık rezervi bulunan Hekimhan’da ki maden, bu yıl sonunda rezervi bitecek olan Sivas Divriği’ye taşınacak.Halbuki orada Divriği’deki rezerv 2 yıl sonra bitiyor ama Hekimhan’da 65 yıl sürecek rezerve var. Türkiye’nin belki de en büyük yatırımı olacaktı fakat gerçekleşmedi. Oradaki genel müdür ve yöneticiler Sivaslı olduğu için yatırımı bir türlü Malatya’ya kaydırmadılar” şeklinde açıklamalarını eleştiren Hekimhan ilçesine bağlı eski Hasançelebi Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım,"Hekimhan Belediye Başkanı Aliseydi Millioğlu tarafından bilgi eksikliğiyle yapıldığını zannettiğimiz bu açıklanmalar Projeye, Yatırımcı şirkete ve Hekimhan’a zarar verecek beyanatlardır. Konunun teknik ve hukuki boyutlu olmasına karşın Madenin Divriği ye taşıma kararını Genel Müdürünün Sivaslı olmasına bağlamak, Meseleyi Sivas Malatya rekabeti ile izah etmeye çalışmak olayı basite indirgeyip mecrasından çıkartmak ve sulandırmaktadır.

Konu basın yoluyla demeçler vererek değil, seçilmişliğin sorumluluğu ile sorumlu makamlarla, yatırımcı şirketle birebir görüşmeler yoluyla çözüme kavuşturulmalıdır. Pekala bu yapılabilir. Önceliğimiz “Çevre ve İnsan” olmak üzere kurallar belirlenir. Bu kuraldan taviz vermeden diğer sorunların çözüme kavuşturulması ve kamulaştırmadaki hukuki meselenin bitirilmesinde Halkla Şirket arasında hakem olunabilirse halk ta yanınızda olur. Yani taşıma gerekçesindeki bahane başlamadan bitirilirse madenin Divriği ye taşınması kararı başlamadan biter.Yıllarını “Yerin altındaki zenginliklerimizin işletilerek, yerin üzerindeki yoksul yaşamı sona erdirmesine”, Ülke ekonomisi için hayati öneme haiz Hasançelebi madenlerinin bir an evvel işletmeye alınarak “sokakta iş, evinde aş bekleyenlere” umut olması için çalışan bir kardeşiniz olarak, bu kadar bilgi kirliliğinin yaşandığı bu ortamda Maden gerçeğini, Hasançelebi Madenleri ile ilgili olarak bu güne kadar yapılan tüm çalışmaları bir rapor halinde sizlerle paylaşmak istedim. 

Konuyu teknik olduğu için belgelere dayalı olarak ele alıp, temennilerim dışında yoruma yer vermeden objektif olarak bilgilerinize sunmaya gayret ettim. Doğru bilgilendirme adına ve raporun anlaşılabilir olması için tarihsel bütünlüğü ile ele aldım. Geleceğimiz, Umudumuz Madenlerimizin dünü, bu günü ve geleceği ile ilgili bilgileri istifadelerinize sunuyorum.Amacım ve niyetim kimseyi incitmek, kırmak, dökmek, çatışmak değildir. Bu raporu hazırlamaktaki amacım; madenlerimizin ve farkında olmadığımız zenginliklerimizin bilinmesine, sizler tarafından sahiplenilmesine ve birlikte kararlaştırarak uygulayacağımız her tür olumlu eyleme katkı sunmak içindir. Bilgilenmeniz içindir"dedi

Hekimhan’ın birçok özelliği, güzelliği ve zenginliği olduğunu bunların en başında okumuş, aydınlık yüzlü insanları geldiğini belirten Yıldırım,"Dünyaya marka olmuş cevizi, meyvelerin en lezzetlisinin yetiştirildiği bağ ve bahçeleri, Malatya’nın ova köylerinin geçimini sağladığı çatısız fabrika sayılacak yaylaları, meraları, dünya devlerinin iştahını kabartan ama bizim fark edemediğimiz için üzerinde yoksul yaşam sürdürdüğümüz zengin maden yataklarımız vardır. Bu nedenle madenlerimizi, madenlerimizin dününü, bu gününü, bu zamana kadar yapılan çalışmaları ve sonucunda yapılacak yatırımlarla ile ilgili sizlere bilgi sunmaya çalışıp, katkı ve önerilerinize bir yol açmaya çalışacağım"diyerek şöyle devam etti: 

"Hasançelebi’den Divriği’ye cevher Taşıma işinin bir tek izahı Divriği de cevherin bitmek üzere olması ve tabiri caiz ise uzatmaları oynamalarındandır.Kaldı ki Divriği Pelet Tesisi daha yüksek tenörlü Divriği cevherine göre planlanıp yapılan ve işletilen bir tesistir. İşletmede üretimin devamı Hasançelebi sahasından daha yüksek tenördeki cevherin alınarak taşınması ile mümkün olabilecektir. Sahada Divriği tesislerinde kullanılabilecek yüksek tenörde cevher miktarı ise 150-200 Milyon ton civarındadır. Bu durumda yüksek tenörlü cevher taşınarak Divriğiye alındığında, hem kıymetli metaller hem de sahada geriye kalan cevher pasa durumuna düşeceğinden ülkenin 64 yıl Demir Peleti ihtiyacına yetecek sahanın önemli bir bölümünün bir daha kazanılamayacak şekilde terk edilmesini getirecektir. Diğer bir deyişle; sahadan alınacak cevherle bir başka şehirde bir başka işletmenin birkaç yıl daha çalıştırılması gibi anlamsız zorlamaya saha heba edilecektir. Bu anlayışa kurallar konmalı ve etkin denetleme mekanizmaları oluşturulmalıdır. Ayrıca; yurt dışından ithal hurdalardan imal edilen demir ürünleri ile ilgili olarak bilim adamlarının sıkça dillendirdikleri iddialar dikkate alınmalıdır. Bu iddiaların başında çoğu savaş ve nükleer atığı olan ithal hurdaların içerisinde radyoaktif ve nükleer pisliğin bulunduğu ve ağır metaller içerdiğinden bunların doğada beş bin yıl varlıklarını sürdürebildikleri iddiasıdır. Yani Ülkemizde, sağlamlığı ve sağlıklılığı tartışılır binalar inşa edilmekte ve maalesef bu gerçek gizlenerek geleceğimiz demirin kimyasal sembolü olan Fe ile birebir benzer felaket hazırlanmaktadır. Bu durum sadece kanserli evlerle sınırlı olmayıp, çayımızı karıştırdığımız çay kaşığından, mutfağımızda aşımızı pişirdiğimiz tencerelere kadar bu imalatların nasıl ve ne tür malzemelerden imal edildiklerini maalesef bilmemekteyiz."ifadelerini kullandı

Yıldırım açıklamalarını şu şekilde tamamladı,"Bu durum basite alınacak bir konu değildir. İnsan emeği ve en üstün teknoloji ile her şey elde edilebilir ama kaybedilen sağlık ve çok yoğun emek ve en üst teknolojiyle bile Cevher ve toprak elde edilemez. Cevher sadece doğada doğal ortamında on milyonlarca yılda oluşur. Ülkelerin ekonomisi için de vazgeçilmez önemde ve insan hatasıyla heba edilemeyecek değerdedir. Mevcut yataktan Demir Pelet’i üretmek yerine, geçici de olsa başka yollar aramak Ulusal Çıkarlarımıza Aykırı bir uygulamadır. Doğru ve Ekonomik olanı “ Taşıma yerine, yerinde üretime acilen geçilmesinin önündeki basit engellerin aşılması ve sahanın derhal işletmeye alınarak ülke ekonomisine kazandırılmasıdır.  Devletimizin yöneticileri, siyasetin temsilcileri, kendilerini bu ülke ve halka karşı sorumlu hissedenler, Üniversiteler, Odalar, Otoriteler, Dernekler. İş İnsanları, İşçiler, İşsizler, Öğrenciler. Ben bu projeye destek veriyorum diyenler. Gün bu gün. Yerli sermaye ile, yerli maden yataklarını üretimde değerlendirme projesini bir an evvel hayata geçirilmesi onurunu hep birlikte yaşayalım.Çağından, insandan, yerli kaynaklardan ve yerli üretimden yana olanların sözüne kulak veriniz.

Bu işi bilenler bilim adamları böyle biliyor, böyle söylüyorlar. Gerisi size kalmış sevgili Malatyalılar. Sahipleniniz, sahip çıkınız. "şeklinde konuştu
 


YORUMLAR

  • 0 Yorum