Hüseyin Özcan ;Toplum balyozla terbiye olmaz !

Değişim bedel ister o bedeli göze alamayan toplumlar daima kiracı olamaya mahkum olur. Toplumu basite alan basitleşir.

Hüseyin Özcan ;Toplum balyozla terbiye olmaz !
23 Kasım 2013 - 00:01 - Güncelleme: 05 Aralık 2013 - 23:20

Toplumsal değişimi istemek değişime uğratacağınız toplumun yapısıyla ve toplumun değişime açık olup olmadığıyla yakın bir ilişki kurmakla mümkündür.

 

Değişime,direnen değişeme kapalı,değişimin kendilerine,beldelerine ve nesillerine sağlayacağı faydayı algılamada zorluk çeken toplumlar değişimde yeteri kadar nasiplerini alamamış olurlar.

 
 
Değişime tabii tuttuğunuz toplumlar değişimin önemini algılamada yeteri kadar mahir olmaya bilirler.Ama değişimin aktörleri değişime tabii tuttuğu toplumları tanımada onların gelenek ve ananelerini hesaba katmada o toplumun karakter ve genlerini bozmaya çalışır ve toplumu böyle tanımlamaya çalışırsanız tanımadığınız  topluma kendinizi tanıtmış olursunuz.Tanımadığınız toplumlarda misafirlikleriniz , umduğunuzu bulmanıza izin vermeye bilir.Meşgul ettiğiniz alan kadar size ufuk tanır ,süre tanır,yer açar , hareket alanı tanır sonra geldiğiniz adrese sahibi bulunmadığı  için iade edilirsiniz.Değişimin aktörleri şu soruları kendilerine sormalıdırlar:
 
 
  1. Nasıl bir değişim istiyoruz  ?
  2. Değişimin sınırları nelerdir ?
  3. değiştirmeyi istediğiniz toplum kim ?
  4. değiştirmeyi istediğiniz toplumu  kendileri için mi ! yoksa kendiniz için mi değiştirmek istiyorsunuz ?
  5. Değişimin amacı toplumu terbiyenize sokmak mı !yoksa var olanın üzerine yeni bir değişim etmek mi?
 
 
 
Bu sorular değişimleri isteyen aktörlere değiştirmeye çalıştıkları toplumlar tarafında  iletilen sorulardır.Masa başında oturarak kapalı kapılar ardında ,plan ve projeler üreterek ,sunumlar hazırlayarak toplum mühendisliğine soyunan aktörlerinin değişim ve dönüştürmenin arkasında yatan gerçekleri gizleyerek amaçlarına ulaşmayı hedefliyorlarsa da değişim ve dönüştürmeye  tabii tuttukları toplumun büyük çoğunluğu tarafından bilindiği gerçeğini bilmeleri dahada ilerisi dağda çobanlık yapan insanımızı akledemeyen konumunda görseler de akletme ve gerçekleri görme noktasında kendilerinde katbekat ileri bir bilince sahip olduğunu gördüklerinde şaşkınlıklarını gizleyemez konuma düşersiniz.Toplumun bütün bireylerini hesaba katmada yapacağınız değişim ve dönüşümler her zaman yapacağınıza teminat sağlamaz olmakla birlikte kendinizi de o toplumun ve fertleri  nazarında itibarsızlaştırmış konumuna düşürmüş olursunuz.Değişimler sizlere  belirli bir süre tanır.Ama değişimi isteyen toplumlara rollerini ve kişiliklerini iade etmek kaydıyla aksi taktirde o toplum size o rolü vermişse rolünüzü iyi oynamamışsanız size verdiği rolü elinizde tekrar alır.Kendisini iyi tanıyan ve rolünü iyi yapan başkalarına o rolü iade ederler.Hiçbir  zümre,hiç bir grup , hiçbir kişi, hiçbir, güç topluma rol biçemez toplum onların rolünü biçer yapamazlarsa nadasa bırakır.
 
 
Toplumsal değişimler kaçınılmaz bir gerçektir.Yaratılan canlı varlıkların tümü bazı evrelerde geçerek değişime fiziki olarak katılırlar ancak değişimlerin boyutu ve içeriği yaratan tarafında hiç bir çelişkiye  mahal bırakmadan gerçekleşir.Her varlık kendi içerisinde değişime tabii tutulur ve düzen sağlanmış olur.Bundan dolayı toplumsal değişimlerin olmasına öncülük eden sosyologların ,psikologların, akademisyenlerin ,eğitimcilerin,siyasilerin, toplum mühendislerinin bu gerçeği bilmekle birlikte değişim ve dönüşüme tabii tuttukları toplumların matematiksel hesaplarını iyi yapmazlar ve derslerine iyi çalışmadıkları halde suçu topluma yıkmaya kalkışırlarsa çıkacağınız kapının şifresini unutur kapının yapıldığı ham maddesini hesaba katmazsanız içeride mahsur kalacağınızı hesaba katmak zorundasınız demektir.Elbette  bir ülkenin kalkınması,medenileşmesi, kuvvet ve güç merkezine  dönüşmesi üzerinde oyun kurulan değil oyun kuran konumunda olması, burada  bende varım diye bilmesi ,sömürülmeye karşı durabilmesi, haksız yere dökülen kanlara engel olabilmesi, o ülkenin ve ülkeyi oluşturan toplumların kalkınması,zenginleştirilmesi ile birlikte  o ülkenin toplumuyla toplumun değer yargıları ile barışık olmaktan geçtiğini bilmekle mümkün olur.
 
 
O zaman değişimi şu maddelerle sıralayabilirsiniz !
 
  1. Sömürüye ve sömürmeye karşı başkaldırıdır.
  2. Güdülmeye karşı isyandır .
  3. Nesline sahip çıkmaktır.
  4. Toplumu toplum yapan değerlere sahip çıkmaktır.
  5. Zulme başkaldırıdır.
  6. Hakkı ve hakikati arama ve yaşama çabasıdır.
  7. Adaleti hakim kılma Adaletsizliğe isyan etmektir.
  8. Karanlıklara isyan aydınlığa hizmet etmektir.
  9. Zalime meydan okumadır.
  10. Yönetilen değil yöneten olmaktır.
  11. Değişime evet değiştirilmeye hayırın adıdır.
 
 
 
Sonuç olarak bu hayati meselede söylenecek çok söz vardır.Bununla birlikte olumlu değişime toplumlar hiç bir zaman zihinlerini kapalı tutmamalıdırlar.Olumlu olan değişimlere kapalı ve mesafeli davranmak  kendi ipimizi çekmekle birlikte gelecek nesillerimize yaşana bilir bir ülkeyi imar ve mamur etmekten çok geç kalırız ve nesillere farkında olmadan çok büyük bir haksızlık etmiş oluruz.
 
 
 
ELASTİKİ SÖZLER
 
  • Değişim bedel ister  o bedeli göze alamayan toplumlar daima kiracı olamaya mahkum olur.
  • Toplumu basite alan basitleşir.
  • Topluma kalıp dökmek ölçüyü şaşırmaktır.
  • Değişeme kapısını kapatan başkasına kapı açamaz.
  • Toplum balyozla terbiye olmaz.
  • Tek sesli  toplum meydana getirmek isteyen zihniyet 21. yy da akıl tutulmasına tutulmuş demektir.
  • Değişimin veresiyesi olmaz
  • Değişimin kararlılığı değişimin direnciyle doğru orantılıdır.
  • Değişime karşı çıkmak  A)  Rant  kapılarının kapanması B) Her han gibi bir siyasi düşüncenin ipoteği altında olmakla açıklanır.
  • Değişim gücünü toplumdan alır.
  • Adalet bekliyorsan önce adil ol.
  • Vekil olacaksan önce vekalet et.
  • Başın gövdene direniyorsa kes gitsin.
  • Gören göze göz olmak erdemliktir.
  • Kendi görüşlerinize açık diğer görüşlere kapanamazsınız.

 

 

Haber= Hasan ERYILMAZ

 

 

    YORUMLAR

    • 3 Yorum
    • TUNCAY YAKUT
      12 yıl önce
      Seçtiğiniz konu oldukça ağır ama altında kalmamışsınız.Doyurucu ve zengin olması da anlama bakımında yararlı olmuş.Bana çok katkısı oldu. SELAMLAR
    • Hasan CAVLAK
      12 yıl önce
      Bedel vermeden, alınan kıymeti harbiyesi neyse biz de onun akıl tutulmasını yaşıyoruz. Kitap adına, Allah adına yürütülen bir sürü bilgi kirliliği aslında kapitalizmin demokrasi aracılığıyla, insanları kandırmasından başka bir şey değil. Ama görmek yetenek ister. Hala Müslüman demokratım diye ortaya çıkan ne idüğü belirsiz, dengesiz pokemonların öldüğü bir ülkede yaşıyorsanız ve büyük bir çoğunluk bunların islam adına yapıldığını söylüyorsa, bu çoğunluğun mayasına bakmak gerekir ki, mayanın kökeni nedir?
    • Mehmet Karababa
      12 yıl önce
      Siyasi durumlar insanları çelişkide bırakmakta.Ahlak sorunu ise artık Kitabi olarak değerlendirilmemekte...