Köyüm ve Kupa Heyecanı !

Eğitimci Yazar Muhammet Anlı,Köyüm ve Kupa Heyecanı:"Köyümün haneleri şendi. Duvarlar badanalı boyalı, camlar takılı temiz, perdeler açık, kapılar açılır kapanır, akşamları lambalar yanar, evlerin ışıkları dışarı taşar gecenin karanlığını aydınlatırdı"

Köyüm ve Kupa Heyecanı !
15 Haziran 2014 - 23:01 - Güncelleme: 18 Haziran 2014 - 01:34

Eğitimci Yazar Muhammet Anlı;Köyüm ve Kupa Heyecanı:

"Köyümün haneleri şendi. Duvarlar badanalı boyalı, camlar takılı temiz, perdeler açık, kapılar açılır kapanır, akşamları lambalar yanar, evlerin ışıkları dışarı taşar gecenin karanlığını aydınlatırdı. Bacalar tüter, sacda ekmek kızarır, ocakta yemek pişer, yiyeceklerin kokusu etrafa yayılır, insanların iştahını açardı. Çeşmelerden sular taşınır, kapı önlerinde kap kacak yıkanır, kuruması için eşiğe dizilirdi.

Akan sular küçük göletlerde tutulur, hayvanlar getirilip su içirilir, tavuklar, horozlar evlerin önünde yemlenir, koyunlar, inekler, tarlada, bayırda, çayırda yayılırdı.

Düz, çukur, sulak, kurak, yakın, uzak demeden tarlalar ekilir, bahçeler dikilir, insanlar harıl harıl çalışır, imece usulü ile en zor işler bitirilirdi. Her evin yiyecek ihtiyacı toprak işlenerek, hayvancılık yapılarak karşılanırdı.  

Okul binası, lojmanı, sınıflar, kitaplıklar, kara tahtalar, sıralar öğrencilerle anlam kazanır, ramazan gecelerinde köy evlerinin birinde ya da okulun avlusunda cemaatle teravih namazı kılınır, aşırlar okunur, dualar edilirdi.

1986 Dünya Kupası’nın oynandığı yıllar, çocuktum. Köyümdekilerle kupa heyecanını ekranda seyrettiğim maçla yaşamaktaydım. Özellikle renkli televizyon olan evler tercih edilirdi. Yeşil beyaz formalı Cezayir takımını, İspanyol boğası Butragueno’yu, İngiliz golcü Lineker’ı, Alman efsanesi Rummenigge’yi, Brezilya’nın hızlısı Zico’yu, doğum günü hediyesi olmasını amaçladığı penaltıyı atamayarak topu havaya diken Platini’yi, penaltı atışlarında direkte dönüp sırtına çarpan topun gol olması talihsizliğini yaşayan Brezilya’nın kalecisi Carlos’u. (Kupa sonrası yıllarda Malatya Spor’un formasını giymiştir) İlk defa bu maçlarda seyrettiğim, çalımlarıyla, şutlarıyla, paslarıyla, rakip takımın filesini havalandırmasıyla, İngiliz futbolcuları orta sahadan itibaren çalımlayıp attığı tarihi golle Diego Armando Maradona, heyecanlı geçen müthiş Batı Almanya- Arjantin final maçı, kupayı Arjantinli futbolcuların kaldırması, tribünlerdeki Meksika dalgasının görüntüleri hala hafızamdadır.

Maçları seyrederken çaylar içilir, katmerler yenilir, şimdiki futbol yazarlarına taş çıkartacak müthiş yorumlar yapılır, bazı maçların tahminleri tutar seviyeli tartışmalar yaşanırdı. Kupada Türkiye yoktu, bunun hüznü dillendirilir çözümler üretilmeye çalışılır, futbol yeteneği olan çocukların tespitinin yapılıp futbol okulları açılarak yetiştirilmeleri, teknik adam eğitimi, hakemlerin kurallara uygun maç yönetmesi gibi öneriler konuşulurdu.

Yıllar geçti, 2014 Dünya Kupası heyecanı başladı. Milli takımımız Dünya Kupası maçlarına katılma başarısını yakalayamadığı gibi, 1986 Dünya Kupası heyecanını yaşadığım köyümde de evler artık eskisi gibi değil. Perdeler çekilmiş, kapılar kilitlenmiş, evlerin dışarıya taşan ışıkları köyümüzü terk edip gitmiş.

Gerçekleşen bu terk edilmişlik sadece kendi köyüme has değil. Köylerimizin birçoğu bu durumda ya da sadece ihtiyarlarımızın yaşadığı yerlerdir.

Gönül istiyor ki köylerimiz canlansın, milli takımımız dünya kupasına katılsın, kupayı kaldırsın ve hafızalarımızda bunlar yer edinsin.

Büyük başarı göstererek 2014 Dünya Kupası’na katılan Bosna Hersek Milli Takımı teselli kaynağımız olmaktadır. Umarım 2014 Dünya Kupası maçlarında iyi bir performans gösterir"

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • itaçgün
    11 yıl önce
    Hocam yazınız ve konuya hassasiyetiniz çok yerinde olmuş.Köroğlu ne demiş ; Tüfek icat oldu mertlik bozuldu. Yani apartmanlar ve şehir hayatı başladı , komşuluklar öldü, insanlık öldü. Köylerden şehir e göç de ekonomik sosyal ve diğer nedenlerden dolayı olmuştur.İnşallah tekrar köylere dönüş olur tekrar sönmüş olan lambalar yanar.Saygılarımla,
  • M.Karababa
    11 yıl önce
    Hocam çok güzel bir tesbit olmuş,duyguları çok iyi betimlemişin. Ama kısa yazmışın,tadı yarıda kaldı tasvirlerin.Eline sağlık...