MEHMET AYÇİÇEK Yazdı ! SANAL GÜÇ !
İnternetin öyküsü, ABD’de 1969 yılında kurulan ARPANET ile başladı. ABD, 1991’de internetin ticari amaçla kullanılmasını engelleyen kısıtlamaları kaldırdı ve bunun üzerine internetin kullanım alanı hızla genişledi. 2013 yılına gelindiğinde 2.7 milyar insan, yani dünya nüfusunun %39′u internet kullanıyor.
İnternetin öyküsü, ABD’de 1969 yılında kurulan ARPANET ile başladı. ABD, 1991’de internetin ticari amaçla kullanılmasını engelleyen kısıtlamaları kaldırdı ve bunun üzerine internetin kullanım alanı hızla genişledi. 2013 yılına gelindiğinde 2.7 milyar insan, yani dünya nüfusunun %39′u internet kullanıyor.
İnternet, hayatımıza Sosyal Medya diye adlandırılan yeni bir iletişim seklini soktu. Doksanlı yıllarda tam anlamıyla sanal olan sosyal medya, İki binli yıllarla beraber gerçekliğe dönüşmeye başladı. Ancak sanallıktan tam anlamıyla hiçbir zaman kurtulamadı.
Sosyal Medya demek sadece Facebook ( kullanıcı sayısı 1,2 milyar kişi ) ve Twitter demek değildir. Facebook ve Twitter’dan başka Badoo, Linkedin, Bebo, Vkontakte, Myspace, Orkut vs. gibi bu gün internet ortamında 500’den fazla sosyal medya sitesi vardır.
Ülkemiz de otuz milyona yakın internet kullanıcısı var ve Türkiye, Avrupa’nın en genç internet kullanıcılarını barındırıyor. Türkiye’deki internet kullanıcılarının %81’i sosyal medyayı kullanıyor. Ayrıca Türkiye, sosyal medya kullanıcılarının sosyal medya da geçirdikleri süre bakımından dünyada beşinci sırada.
Sosyal Medya, sınırların ve kuralların olmadığı bir iletişim veya etkileşim alanıdır. Bu özellikleri ve de barındırdığı güç onu önemli bir siyasi aktör haline getirmiştir. Sosyal Medya bu gücünü, Ortadoğu’da ilk olarak Arap Baharı ile gösterdi. Arap Baharı denilen sürecin başlamasında ve bu sürecin devam ettirilmesinde Sosyal Medya en önemli rolü oynamıştır. Arap Baharını Sosyal Medya üzerinde başlatan ve yönlendiren kişilerin OTPOR tarafından eğitildiği, örgüt (OTPOR) tarafından kabul edilmiştir.
Ülkemizde yaşanan ve Gezi Olayları diye adlandırılan süreçte yine Sosyal Medya üzerinden yürütülmüştür. Birkaç rakamsal veri ile olay daha somut anlatılabilir. Bu eylemlerin başlangıcında üç günde 49 milyon, eylemler boyunca 98 milyon tweet atılmıştır. 20 twitter hesabı, günde 5 bin tweet ile olayları örgütlemiştir. Bu rakamlar, ülkemizde yaşananlar ve olayların sonuçları beraber düşünüldüğünde Sosyal Medyanın ne kadar etkili olduğu anlaşılacaktır.
Ayrıca bir iddiaya göre ‘’mi minör’’ denen, bu süreç başlaman önce, aylarca gösterimi yapılan tiyatro oyunu ile Gezi Olaylarının provası yapılmıştır. Bu tiyatro oyunu, sosyal medya aracılığı ile örgütlenen ve ülkedeki iktidarı (Diktatör – Başkanı) yıkan bir eylemi anlatır. Seyirciler bu tiyatro oyununun bir parçasıdır.
Örneklerden de anlaşılacağı gibi Sosyal Medya, bu yönüyle iktidarlar için artık bir tehdit unsuru olmuştur. Çünkü bu ortam manipüleye açıktır. Günümüzdeki bilgisayar teknolojisi ile bir habere istediğiniz şekli vermeniz mümkün. Hatta hiç olmayan bir şeyi varmış gibi göstermenizde mümkün. İşte bu yönüyle Sosyal Medya, tolum mühendisliği yapan ekiplerin iştahını kabartmaktadır.
Biz halk olarak eylem yaptığımızı, demokratik ve haklı taleplerimizi dile getirdiğimizi zannederken birileri tarafından kullanılıyor olmayalım? Unutmayalım ki günümüzde OTPOR denilen örgüt, CANVAS ( Uygulamalı Şiddet İçermeyen Eylem ve Stratejiler Merkezi ) denilen merkezde bu işin eğitimini veriyor. Dijital devrim organizasyonunu öğretiyorlar. İş diyorum dikkat edin, evet adamlar bunu iş edinmiş. Yani devrim organizasyonu artık birilerinin işi olmuş.
Bu durumda vatandaş olarak bizler, Sosyal Medyayı çok daha dikkatli ve bilinçli kullanmalıyız. Ayrıca iktidar, bu alandaki kuralsızlığa son vermelidir. Kişiler, buradaki fiillerinden sorumlu tutulmalı ve de buradaki fiillerinden dolayı hesap verecekleri yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Haber = Hasan ERYILMAZ







YORUMLAR