Muhammet Anlı Yazdı ; "Allah millete ve devlete zeval vermesin."
"Allah millete ve devlete zeval vermesin" Rahmetli babaannemin dilinden düşmeyen dualarından birisiydi.
"Allah millete ve devlete zeval vermesin" Rahmetli babaannemin dilinden düşmeyen dualarından birisiydi.
Siyaset ve sosyal bilimler programında Eflatun’un “Devlet” adlı yapıtını tartışırken bu dua aklıma gelmiş ve ciddi anlamda sorgulamıştım. Babaannem “millet ve devlet” kavramlarından ne anlamıştı ve devletinde nasıl etkilenmişti.
Nüfus müdürlüğündeki kayıt bilgileri, seçim pusulası ve kullandığı oylar, üç ayda bir aldığı yaşlılık maaşı, kendi sağlığında sonuçlanmayıp 25 yıldır süren arazi davası ve sağlık sorunları nedeniyle hastane günleri, devlet kurumlarıyla olan etkileşiminin başlıklarıydı.
Her Anadolu kadını gibi yıllarca tarlada, bağda, bahçede çalışmış, hiç yok ise dört yetim büyütmüştü. Rahmetlinin üç aylık ihtiyar maaşının ne kadar olduğunu bilirim. Dilinde düşürmediği devletinin adalet kurumu, sağlığında bir davayı dahi sonuçlandıramamıştı. Sağlık güvencesi yoktu ve hastalığı sırasında sağlık kurumlarında yaşadığı sıkıntılara hiç değinmeyeyim ve Mevlam kimseye yaşatmasın.
Devletinin kamu kurumlarında yaşadığı olumsuzluklara rağmen devletinin zevalinden korkardı.
Okuma yazması yoktu; Eflatun’u,Yusuf Has Hacib’i, Nizmülmülk’ü, Hobbes’i, Koçi Bey’i, Jean-Jacques Rousseau’yu bilmiyordu. Politikayla ilgili bir parti ismi dahi ağzından duymamışımdır. Yönetimle ilgili sık sık anlattığı tek şey: Sultan Süleyman’a sorarlarmış, “Hepimizin ve her şeyin sultanı olmaktan mutlu musun? Süleyman ise alemin sultanıyım ama evimin hizmetkarıyım ve bundan mutluyum.” der imiş.
Torunlarım derdi; evinizin hizmetçisi olun, işlerinizi yapın hiçbir zaman yüksünmeyin, süpürge tutmasını öğrenin, sofra bezi toplamasını bilin...
Günümüzde siyaset kazanları kaynamakta, kişisel çıkarlar aynı secdeye varanları bile birbirine rakip etmektedir. Güç mücadelesi yaşanmakta, ihtiras ve adam kayırmacılık dini değerleri önemseyen insanları bile yoldan çıkarmaktadır. Hakkaniyetin, adaletin, eşitliğin, insani etiğin önemsenmediği bu günlerde yaşananlar, duanın ehemmiyetini göstermektedir.
Ülkemiz peş peşe yaşanacak seçimler sürecinde ve en önemlisi yerel seçimlerin arefesindedir. Adaylar ve seçmenimizin büyük çoğunluğu müthiş bir yarış içerisinde, özellikle ilçemizde bu süreçte etkilenmektedir. Süreci kırgınlıklara, kalıcı küskünlüklere ve kavgalara neden olmadan sonuçlandırma erdemliliğini göstermeliyiz.
Okuma yazması olmayan büyüğümün bildiği değerleri milletimizin duyarlı her ferdi de bilmektedir. Coğrafyamız, tarihi arka planımız, kültürel değerlerimiz ve siyasi birikimlerimiz dokularımıza adeta kodlanmıştır. Önemli olan sağduyulu hareket etme başarısını ve duyarlılığını her açıdan göstermektir. Mehmet Akif Ersoy’un 1913’lerde yazmış olduğu dizelerinde ifade ettiği gibi;
Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.
…
İşte Fas, işte Tunus, işte Cezayir, gitti!
İşte Irak'ı da taksim ediyorlar şimdi.
Kaynak :Malatya Öz Haber







YORUMLAR