'Yalan söylüyorsun, namaz kıldığım için 6 gün hapis yattım'

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 28 Şubat davasının bugünkü duruşmasına namaz tartışması damga vurdu. Sanık Çetin Doğan'ın 'Askerde kimsenin namazına karışmadık' iddiası üzerine bir müşteki "Yalan söylüyorsun. Namaz kıldığım için hapis yattım" diye bağırdı. Salonda bir süre gerginlik yaşandı.

'Yalan söylüyorsun, namaz kıldığım için 6 gün hapis yattım'
26 Eylül 2013 - 16:54

 

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada çapraz sorgusu sürdürülen Doğan, müşteki avukatları ile savcının sorularını yanıtladı. 

Müşteki avukatlarından Emrullah Beytar, Çetin Doğan'ın "11 Haziran 1997'de brifing verilmediğini" savunduğunu belirtti, brifing haberlerini veren gazeteleri hatırlattı ve "Bu, bende BÇG'nin birçok eyleminin kayıt altına alınmadığı düşüncesini oluşturdu. Ne diyorsunuz?" diye sordu. 

İşte Doğan ve müşteki avukatları arasında geçen diyaloglar: 

Çetin Doğan: 
Müştekilerin şu aşamada soru sorma hakkı yok. Bununla birlikte kimsenin eteğinde taş kalmaması için soruları yanıtlayacağım. 13 Haziran'da brifing verilmediğini söyledim. 11 Haziran'da brifing verildi dedim.

Emrullah Beytar: 
O dönemde toplumu kutuplaştıran gazete yazılarına karşı, hukukun üstünlüğü adına işlem yaptınız mı?

Çetin Doğan: 
Kişiler, o dönemin iklimi sebebiyle, 'İşler iyi değil, toplumda huzursuzluk vardır' diye abartmışlardır. Asıl bundan rahatsız olanların işlem yapmaları gerekir."Emrullah Beytar: 

(Gazeteci İsmet Berkan'ın Batı Çalışma Grubu ve Meleklerin Cinsiyeti başlıklı yazısını hatırlatarak) Bu yazıya ne diyorsunuz? 

Çetin Doğan: 
Dönem içerisinde çok goygoycular çıkmıştır. Söylemediğimiz şeyleri gazetelere nakledenler olmuştur. Bu yazısından dolayı sayın Berkan'ı suçlamıyorum. Burada çalışan (BÇG) toplam 17 kişidir. İsmet Berkan ile ilgili 'Amma da abarttın' diye suç duyurusunda bulunmak benim görevim değil. Kaldı ki bütün gazeteleri okuyacak zamanım da yoktu.

Avukat Enis Günay: 
Refah Partisi'nin iktidara gelmesinden REFAHYOL Hükümetinin istifasına kadar geçen süreçteki önemli olayların hepsi tesadüf mü, yoksa BÇG'nin etkisi var mı?

Çetin Doğan: "BÇG 10 Nisan'da kuruluyor. Sizin bundan önceki süreçle nasıl bağlantı kurduğunuzu anlamadım. Siyasi iktidar kurtlar sofrasıdır, mücadele vardır. Partiler birbirlerinin açıklarını aramak için dalaşırlar.O dönemdeki koalisyon iktidara geldikten sonraki olayları kronolojik olarak anlattım. Bunlar olduğunda Çetin Doğan ortalıkta değil, daha orkestra şefi değil. Biz düşman değiliz, kardeşiz. Aynı ülkedeyiz. Sizin dini inançlarınız olabilir. Saygı duyuyorum. Siz de benim inançlarıma saygı duyun. İnançlarınız uğruna dünyayı değiştirmeye, ülkeyi değiştirmeye kalkmayın. Sadece bu ülkeyi nasıl daha iyi yönetiriz, bunun üzerinde kalın. Hepimiz aynı şeyi istiyoruz. Tam bağımsızlığı, ülkenin gelişmesini istiyoruz. Farklılıklarımız olabilir. Ama eşeğin kendisi dururken, gölgesiyle savaşmayalım.


SALONDA NAMAZ GERGİNLİĞİ

Avukat İsmail Aydos: 
'Mütedeyyin insanlara değil; siyasal İslama, İslam'ın siyasete ve ticarete alet edilmesine karşıyız' diyorsunuz. Mütedeyyin İslam ile siyasi İslam'ı ayırma yetkisi kimdedir?Çetin Doğan: 

Bu konuda ayrım yapmak, kriter çizmek, şu kıyafet şöyle böyle olsun demek yetkisine ben sahip olmadığım gibi, kimse de değil. Buna anayasal kuruluşlar karar verir. Türban o dönemde üniversitelerde ve resmi kurumlarda yasak edilmiştir. Bunun dışında bir yasağı öngörmedik. Bir de pek uygulanmayan kıyafet kanunumuz vardır. Nelerin giyilmeyeceği kanunumuzda vardır. O dönemde ellerinde sopalarla kendilerini bir tarikattan sayanlar, bize göre irticanın tam kaynağıdır. Mütedeyyin insanları rahatsız etmemek için bir çalışma da başlamıştı. Ama benim dönemimde tamamlanamadı. Sonra ne oldu bilmiyorum.

 

Hiçkimsenin namazına, niyazına, camiye gitmesine karışmadık. Ancak silahlı kuvvetlerin mesai çizelgesine uyulmasını istedik. Oruç tutmak isteyenlere geniş tolerans verirdik. Ne yaptık? Sahur, oruç bozma, yemek saatlerini düzenledik. Çok samimi olarak söyleyeyim, 1960'lı yıllarda terhis olan askerlere mevlid okuturduk. Ama toplum öyle bir gerildi ki, gerilimin önüne geçilmesi için ne olması gerektiğini söyledim. Hiçbir zaman iman ve itikata ilişkin şeyler sorgulanamaz."

 

"Yalan söylüyorsunuz" 

Çetin Doğan'ın bu sözleri üzerine izleyici sıralarında bulunan Kerim Sümer adlı kişi "Namaz kıldığım için 6 gün hapse girdim. Yalan söylüyorsunuz" diye bağırdı. Sanık yakınları ise Sümer'e, "Başka suçlarını söyle, başka suçlarını" dedi.

Sümer, bunun üzerine, "Hiçbir suçum yoktu. Tertemiz görev yaptım" diye konuştu.Sümer, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle salondan çıkarıldı.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum