ELİF NİSA

ELİF NİSA

[email protected]

Aklın Başı İnsanları Sevmektir

02 Mayıs 2017 - 20:31

Dinde olmayan bâtıl hükümler, helal ve haramlar çıkararak dini özünden ve aslından saptıran, insanların kalbini İslam’dan soğutan ve bunu en fazla da Peygamberimiz(asm)'a iftira atarak yapan kimi ‘din adamları’nın anlattığı tahammülsüz, şiddet ve vahşet dolu anlayış, İslam dini gibi anılıyor.

Oysa anlamı barış ve esenlik olan sevgi ve merhamet dini insanları sevgiyle, şefkatle ve anlayışla güzelliğe davet eder. Ve Yüce Allah bu daveti Kur'an'da, "Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlâk üzerindesin. (Kalem Suresi, 4) ayetiyle Peygamberimiz (asm)'ın üstün ve güzel ahlâkını överek yapar. 

Onun Kur'an'dan sonra en değerli mirası, Kur'an ahlâkını yaşama konusundaki özenidir hiç şüphesiz. Peygamberimizin, "içinizden en çok sevdiklerim ve kıyamet gününde mevki bakımından bana en yakın olanlarınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır. En nefret ettiklerim ve kıyamet gününde benden en uzak olanlarınız ise, gevezeler, lafazanlar ve yüksekten atanlardır. Onlar büyüklük taslayan kimselerdir" hadisiyle ifade ettiği gibi, güzel ahlâk imanın en önemli göstergesidir. Hz. Aişe(ra) da, Peygamberimiz (asm)'ın güzel ahlâkından "…Resûllullah başkalarını nefsine tercih ederdi." (Terğib, V/148; Beyhaki) ifadesiyle söz eder.

"Kıyamet günü, müminin terazisinde, güzel ahlâktan daha ağır bir şey yoktur.”  (Tirmizî) buyurur Peygamber(asm). Din güzel ahlâktır ve belli zamanlarda değil yirmi dört saat yaşanır. 

Allah'ın rızasını, sevgisini ve rahmetini kazanabilmek için yaşayan samimi inananlar, sabretmenin ve bağışlayıcı olmanın nefislerine en zor geldiği olaylarda dahi nefislerini ezerler. Müminler için bu konuda en güzel örnek olan Resulullah(asm) da, etrafındaki kişilerin cehalet, art niyet, ön yargı, kötü ahlâk ya da zalimlik nedeniyle sergiledikleri kötü davranışlarına karşı onları doğruya yönlendirme ve ıslah etme yolunu seçmişti. Kur'an onun örnek ahlâkını, "Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde güzel bir örnek vardır. (Ahzab Suresi, 21) ayetiyle açıklar. 

Kur'an ahlâkını yeni tanıyan kişilerin eğitimi, zaman zaman büyük çaba gerektirmiş ancak Peygamberimiz (asm) onların cahilce davranışlarına hep en güzel şekilde, din ahlâkıyla karşılık vermişti. Kur’an bu güzel ahlâkı, "Allah'tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi... (Al-i İmran Suresi, 159) ifadesiyle tarif eder.

"… Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükûnet ve huzurdur.' Allah işitendir, bilendir.” (Tevbe Suresi, 103) buyurur Allah ve Peygamberimizin duasının müminlere sükûnet ve huzur verdiğini açıklar. Kalplere huzur veren yalnızca Allah'tır. Ancak Allah, peygamberinin duasını müminlerin kalp sükûneti için vesile kılar. Merhametlilerin en merhametlisi Rabbimizin esirgeyici ve koruyucu sıfatları Peygamber(asm)'ın ahlâkında en fazlasıyla tecelli eder. 

"Ben merhamet edici ve barışçı olarak gönderildim” buyuran sevgi Peygamberinin üstün ahlâkına işaret eden bazı hadisleri:

 "Anlayışlı Haniflik (Hz. İbrahim'in dininden olanların vasfı) ile gönderildim, kim benim sünnetime muhalefet ederse, benden değildir.” 

“Öfkelendiği zaman (nefsine hakim olup) yumuşaklıkla mukabele eden kimse Allah'ın sevgisine nail olur!”
"Mümin kendisi için sevdiğini kardeşi için de arzular."

"Hediyeleşin, birbirinizi sevin. Birbirinize yiyecek hediye edin. Bu, rızkınızda genişlik hâsıl eder."

"Ziyaretleşin, hediyeleşin. Çünkü ziyaret sevgiyi perçinler, hediye de kalpteki kötü duyguları söker atar."
"Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Allah'ın kulları kardeşler olunuz."

"Sizden önceki toplumların derdi size de bulaştı: Haset ve kin. Kin beslemek kökten kazıyan şeydir. Allah'a yemin ederim ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. Size birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız." 

Birbirinize buğzetmeyiniz, yekdiğerinizi kıskanmayınız, birbirinize arka çevirip alâkanızı kesmeyiniz; ey Allah'ın kulları, hepiniz kardeş olunuz! 

Peygamberimiz (asm), üstün ahlâk özellikleri ile, müminlerin üzerlerinden yüklerini alır, zincirleri kaldırır. Bize düşen, Peygamber (asm)'ın aydınlattığı yolda güzel ahlâk göstererek örnek olmak, insanları güzel ahlâka davet etmek, uyarmak, hatırlatmak ve müjde vermektir. Şevk ve coşku içinde, Allah'ın hoşnutluğu için çaba göstermek yalnızca Peygamberimiz(asm) ve döneminde yaşayan sahabenin değil, tüm Müslümanların görevidir. Onun değerli mirasını devralan inananları, diğer insanları Kur'an ahlâkına davetleri sırasında Allah yardımıyla destekler ve onlara zafer verir. Ona uyan müminler, “... Eğer siz Allah’ı seviyorsanız bana uyun; Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.” (Al-i İmran Suresi, 31) ayetiyle bildirildiği üzere Allah’ın dilemesiyle kurtuluş yollarına ulaşırlar. 

“Allah'a imandan sonra aklın başı, insanları sevmektir.”

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum