ELİF NİSA

ELİF NİSA

[email protected]

Yürekle Destan Yazılan Gece: 15 Temmuz

14 Temmuz 2019 - 23:12

“O gece, ‘Ana biz gidiyoruz’ dediler. ‘Çocuklarınız yetim kalır’ deyince, ‘Biz gitmezsek bu ülkede yüzlerce çocuk yetim kalacak’ diyerek gittiler. Sonra evimden üç tabut birden çıktı.”

15 Temmuz gecesi şehadetle şereflenen vatan sevdalısı üç gencin annesinin sözleri bunlar. O 15 Temmuz, korkunç işgal girişimini engelleyen cesur halkımızın destansı direnişiyle asla unutamayacağımız bir milat oldu. 

Türk askeri, Türk polisi ve Türk halkı, sergiledikleri büyük cesaretle o alçak işgal girişimini durdurdu. Dünya tarihinde ilk defa böyle büyük çaplı bir kalkışma, sivil halkın gayreti ve desteği ile engellendi. Halkımız, lideriyle birlikte direndi; terörist FETÖ’cülere ve bu katillerin sahipleri olan emperyalistlere ülkesini teslim etmedi.

Devletin emanet verdiği silahları kendi halkına doğrultarak emanete hıyanet eden asker üniformalı teröristler sadece silahlardan değil, tanklardan ve helikopterlerden de silahsız halka kahpece kurşun yağdırdılar. Sivil halkı acımasızca tanklarla ezdiler. Her darbe korkunç ve ürkütücüdür ancak hiçbir darbe, ülkenin halkını nefretle katledecek böyle bir zulüm ve cinnet hali sergilemedi.

Halkımız o gece Allah ve vatan aşkıyla yiğitliğini, kararlılığını, ne denli gözü kara olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Korkmadı, çekinmedi, geri dönmeyi düşünmedi, direndi. Türkiye’nin bir darbe ülkesi olmadığını sokaklarda kimi şehadet, kimi gazilik bedeli ödeyerek gösterdi. 

15 Temmuz gecesi kalkışmanın saati ve seyrinden başlayarak, kader dahilinde müthiş kırılma noktaları yaşandı. Bunu hesaba katmadıkları için olacak ki yaşananlara “kontrollü darbe”, “tiyatro” diyenler oldu. Eğer bu darbe girişimi başarılı olsaydı, gerçek olduğunu söylemeyecekler miydi? 

15 Temmuz gecesi NATO gemileri Karadeniz’de, İngiliz gemileri İzmir yakınında Türkiye’yi kuşatmıştı. Güney Kıbrıs’taki İngiliz Üssü de İngiliz askerleri ile doldurulmuştu. Asıl amaç Irak’ta, Suriye’de, Libya’da olduğu gibi iç savaş çıkarmaktı. Üniformalı teröristlerin, "Her yere ateş edin, her yeri bombalayın" emirleri halka rağmen uygulanabilseydi tüm ülkeyi denizden ve karadan cehenneme çevireceklerdi. Başarısız olunca, olayı hükümete yıkmaya kalkmak ise bir başka alçaklıktır. “Darbe tiyatroydu”, “darbe kontrollüydü” ifadeleri hezeyandır. Bu zırva sözleri söyleyenlerin anlayamadıkları, Allah'ın korumasıdır;

... Onlar aniden üstünüze çullanıverirlerse, Rabbiniz size meleklerden nişanlı beş bin kişiyle yardım ulaştıracaktır. Allah bunu (yardımı) size ancak bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla tatmin bulsun diye yaptı. 'Yardım ve zafer' ancak üstün ve güçlü, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ın Katındandır. (Al-i İmran, 125-126)

Darbe; aşağılık, kalleş, sinsi ve zalim karakterlilerin başvurduğu bir dayatmadır. O gece tanklar altında parçaladıkları bedenler, o kahpeler için hiçbir önem ifade etmedi. Bu merhametsiz ve vicdansız zihniyet, her darbede millete ve demokrasiye zarar verdi. 

Olası bir işgal/savaş durumunda Türkiye direnir mi direnmez mi, bunu denediler 15 Temmuz'da. Âdeta ön tatbikat yapıp korkup korkmadığımızı, irademizi, işgale müsait olup olmadığımızı denediler. Anladılar ki müsait değilmişiz. Hepimizin canı Allah'a feda. Ne yapabilirler en fazla? Şehit edebilirler. Ki o da bizim duamızdır;

"Siz bizim için iki güzellikten (şehitlik veya zaferden) birinin dışında başkasını mı bekliyorsunuz? Oysa biz de, Allah'ın ya Kendi Katından veya bizim elimizle size bir azap dokunduracağını bekliyoruz. Öyleyse siz bekleyedurun, kuşkusuz biz de sizlerle birlikte bekleyenleriz.” (Tevbe Suresi, 52)

Güçlü ve istikrarlı bir Türkiye’nin varlığı tüm dünya için önemlidir. Türkiye Ortadoğu’da insan hakları, sosyal adalet, demokrasi, özgürlük, laiklik gibi değerlerin garantisidir. Yaşanan zorluk ve sıkıntılar daha güçlü, daha huzurlu, daha kaynaşmış, daha modern bir Türkiye’nin kapılarını açacak. Güçlü ve istikrarlı bir Türkiye’nin varlığı tüm dünya için gerekli. Allah’ın izniyle öyle de olacak.

İhanet içindekiler artık bilsinler ki bu halka rağmen darbe olmaz. Bilsinler ki gece yarısı tankların üstüne çıkan bu halk, şerefsizlerin oyununu daha başında bitirdiği gibi, bir daha olursa yine bitirecektir. Bilsinler ki yine denemeye kalkışırlarsa artık acemi de değiliz, tecrübeliyiz. Bilsinler ki yine salâ sesleri F-16 seslerine galebe çalar. Bilsinler ki Çanakkale ruhu halâ diridir. Bilsinler ki daha fazla kaynaşırız; bir oluruz, iri oluruz, diri oluruz. Bu ülkede bir tane bile hain kalmayana kadar milletçe mücadelemiz sürecektir. Biz sonuna kadar özgürlüğümüze ve demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğiz.

“Zalimlere ‘Dur’ diyen isyanımız bir bizim

Direnişe çağıran ezanımız bir bizim

Dünyaya başkaldıran erkânımız bir bizim!”


 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum